YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9532
KARAR NO : 2011/1676
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; 2007 yılı Nisan ayında davalıdan 130.000,00 TL ye ev satın aldığını, zaman içerisinde dairenin tüm oda duvarlarında ve parke yer döşemelerinde şişme ve patlamalar meydana geldiğini, bunun gizli ayıp niteliğinde olup, davalıya ihtar çektiğini ve tespit yaptırdığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL’nin satış bedelinden indirilerek satış tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan yılın en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Satışın 27.04.2008 tarihinde gerçekleştiğini ancak satışın 130.000 TL olmadığını, davacının isteği üzerine taşınmazın bu bedelden satıldığına dair yazı verildiğini, G.menkulun resmi senetteki miktardan satıldığını, satıştan bir yıllık süre geçtikten sonra ihtar çekildiğini, zaman aşımı definde bulunduklarını, alıcının satılanı muayene imkanına sahip olduğunu, satımdan önce defalarca satılanı muayene ettiğini satılan yapıda herhangi bir ayıba rastlanmadığını, kendilerinin de, yan dairede tespit yaptırdıklarını, davacının idda ettiği ayıpların bu dairede söz söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece mahallinde keşif neticesi tanzim edilen ve hükme esas alınan Bilirkişi raporuna göre; Dava konusu taşınmazın 20 yıllık B.A.K binalardan olduğu bu zaman
2010/9532-2011/1676
süresince satıcının ikamet ettiği, aynı katta bulunan 1 no’lu dairenin hiçbir nem veya rutubet gibi bir sorunu olmadığı, ancak 2 no’lu dava konusu taşınmazın satıldıktan sonra alıcı tarafından yaptırılan tadilat sırasında tesisatlardan kaynaklanabilen sızmalardan dolayı şikâyetlerin olabileceği, bu sebepten dolayı satıcının gizli ayıp sebebiyle herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de; anılan bilirkişi raporu soyut belirlemelere ve eksik inceleye dayalı olup, hükme esas alınamaz. Zira; Bilirkişilerce, dava dilekçesinde ileri sürülen ayıpların mevcut olup olmadığı, mevcut ise bunların gizli ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı araştırılarak, hangi nedenle bu hasarların oluştuğu net olarak açıklanmaksızın, davalı tarafça yan dairede yaptırılan tespit işlemine ilişkin bulgulara atıfla yetinilerek, yine hasarın nedenine ilişkin olarak, ihtimale dayalı olarak görüş belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir rapor aldırılmak suretiyle hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.