Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6588 E. 2011/1674 K. 07.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6588
KARAR NO : 2011/1674
KARAR TARİHİ : 07.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … geldi, davalı adına gleen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Arazisini tarımsal sulama aboneliği ile sulamakta olduğunu, yapılan kontrollerde 16.02.206 tarihli kontrol tespit formu ile 53599000 olan sayaç numarasının 35899000 olduğunun anlaşıldığını, daha sonra davalı kurumun kendisinin sayacı değiştirdiğini iddia ederek 40.024.49 TL’lik fatura çıkarttığını, itiraz ettiğini ancak sonuç alamadığını, oysaki mühürleme işleminin 2000 yılında yapılıp mühürlerin halen sağlam olduğunu, sayaç değişikliğine ilişkin tutanak tarihinden sonra ilk okuma esnasında sayaç değerinin yanlış kaydedildiğini ve son okuma esnasında ise ilk okuma esnasında yapılan yanlışlık neticesi davalı kurum tarafından 669.322.01 TL borç çıkarıldığını belirtmiş, son tahakkuk ettirilen 669.322.01 TL’lik fatura nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; yapılan işlemde bir usulsüzlük olmadığını, sistemin otomatik olarak borcu belirlediğini, hata olsa dahi bunun sayacın incelenmesi ile ortaya çıkabileceğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın Kısmen kabulü ile, Davacının davalı kuruma 107100 abone no’lu 2008/4 tüketim dönemi için toplam 667.772,95 TL borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafın 1.549,06 TL tutarındaki talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile; sayaç değişikliğine ilişkin tutanak tarihinden sonra ilk okuma esnasında sayaç değerinin yanlış kaydedildiğini ve son okuma esnasında ise ilk okuma esnasında yapılan yanlışlık neticesi davalı kurum tarafından 669.322.01 TL borç çıkarıldığını belirterek, son tahakkuk ettirilen fatura nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise
2010/6588-2011/1674
sayaca müdahale edildiğini, ilk okuma tarihi olan 09.05.2006 tarihinde sayaç değerinin 6503 olup, son okuma tarihinde ise 6276 olduğunu, son okuma değeri ilk okumadan düşük olduğu için sanki sayaç 6503 den 100.000 ‘e gelerek oradan tekrar 6276 ya çıkmış gibi tüketim hesaplandığını, belirterek davanın reddini dilemiştir.
Her ne kadar mahkemece hükme esas alınan Bilirkişi Raporu içeriğine göre; Davalı kurumca takılan mührün sağlam olduğuna dair tutanaklar, okuma ve kontrol tarihleri nazara alındığında, sayaca müdahale edilmediği, sayaca müdahale edilmediğine göre sayacın değiştirildiğinin de kabul edilmeyeceği, bu durumda 09.05.2006 tarihli kontrol sırasında endeksin hatalı okunduğunun kabulü gerekeceği belirtilmiş ise de; dosya içerisinde mevcut Sanayi ve Tic.Bak. Ölç.Ayar.Sb.Md’ne ait 28.03.2009 havale tarihli rapor içeriğine göre; “Sayaç mühürlerinin sağlam olmakla birlikte, sayaç kapağı sol tarafında ve numaratör üzerinde müdahalelerden kaynaklı çizilmelerin mevcut olup, bu müdahalenin endeksi geri almak amacı ile yapıldığı, bu müdahalenin sayaç klemens vidalarının gevşetilerek klemensin sökülmek suretiyle oluşan boşluktan numaratöre müdahale edilmek suretiyle yapıldığına ilişkin” rapor içeriği dikkate alındığında, dava konusu sayaca dışarıdan fiziki bir müdahalenin yapıldığının kabulü ile davacının kaçak elektrik kullandığının kabulü zorunludur.
Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinde kaçak kullanımda tüketimin kurulu güç esas alınarak hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Bu nedenle kaçak kullanımın tespitinde davacı abonenin kurulu gücünün ve sulama yapılan alanın yüzölçümü gibi kıstaslarında dikkate alınarak sonuca gidilmesi zorunludur. Mahkemenin değinilen bu yönü gözeterek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 2.260.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.