Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8403 E. 2011/1799 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8403
KARAR NO : 2011/1799
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı …. Avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Fuat Aksoy ile davacı vekili avukat ..’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılardan …Turizm A.Ş. Ile 1.12.1993 tarihinde imzalamış olduğu devre tatil sözleşmesine göre, davalı …. ile …Turistik Tesisleri A.Ş.’nin tapuda irtifak hakkı sahibi oldukları … Tatil Köyünün E-62-96 nolu ünitesinde her yılın 32-33. haftasında kullanılmak ve 31.12.2020 yılına kadar geçerli olmak üzere devre tatil kullanım hakkını satın aldığını, sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini, 1999 yılı sonundan itibaren devre tatil köyü işletmesinin davalı … A.Ş.’ne devredildiğini, … A.Ş.nin 2003 yılına kadar sözleşme şartlarına uyduğunu, ancak adı geçen şirket tarafından 2004 yılında devre tatil hakkının kullanılacağı tesise alınmadığını ileri sürerek, 2004 yılı tatil bedeli 4.800 TL. maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, sözleşme gereğince sahip olduğu hakların hükmen tesbiti ile davalının yarattığı muarazanın menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …. davanın reddini dilemiş, davalı … Turizm A.Ş. ise, davacı ile dava dışı …A.Ş. arasındaki devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, 1999 yılında …Tatil Köyünü kiraladıktan sonra devre tatil hakkı 2010/8403-2011/1799
Sahiplerine aynı hizmeti vermeye devam ettiklerini, 8.7.2003 tarihinde ise adı geçen yerin üst hakkını da alarak “Clup … ” adlı beş yıldızlı otel hizmetine geçtiklerini, bu sistemin devre tatil ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … Turizm A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılardan .. A.Ş. ile imzalamış olduğu, 31.12.2020 yılına kadar geçerli olan devre tatil sözleşmesi gereğince, … Tatil Köyünün E-62-96 nolu ünitesinde her yılın 32-33. haftasında tatil hakkını kullanmakta iken, devre tatil köyü işletmesinin 1999 yılında diğer davalı … Turizm A.Ş.’ne devredildiğini, anılan şirketin 2003 yılına kadar sözleşme şartlarına uyduğunu, ancak 2004 yılında devre tatil hakkını kullanmak üzere tatil köyüne gittiğinde içeri alınmadığını belirterek, manevi tazminat ile, tatil hakkını kullanamadığı 2004 yılı için maddi tazminat ile muarazanın giderilmesi istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, Dairemizin 2007/12759 esas sayılı bozma ilamındaki gerekçelerle, tesisin devre tatil niteliği ile kullanılmasının mümkün olmadığının kesinleştiği ve davacının da sözleşmeyi fesih konusunda ıslahı bulunmadığından davanın manevi tazminat talibi dışındaki talepler yönünden reddine karar verilmiştir. Davaya konu devre tatil işletmesinin davalı … devredilmesinden sonra, sözleşmenin davalı … tarafından benimsendiği, dolayısıyla davacının bu tesisten yararlanma hakkının mevcut olduğunun kabulü zorunludur. Davalının tesisi beş yıldızlı otel haline getirmiş olması, ifanın imkansız hale gelmesine neden olamayacağından, sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince davalının edimini yerine getirmesi gerekir. Mahkemece, Dairemizin emsal olarak gösterilen bozma ilamı somut olaya özgü olup, o davadaki talebin sözleşmenin feshine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öyle olunca da, mahkemece davacının muarazanın giderilmesine ve tatil hakkının bulunduğunun hükmen tesbitine yönelik talebinin kabulü ile , kullandırılmayan 2004 yılına ilişkin olarak , 2004 yılı için emsal teşkil eden işletmelerde geçireceği tatil bedelinin tespiti ile taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerlendirme ve aksi düşüncelerle yazılı 2010/8403-2011/1799
şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-Borçlar Kanunu’nun haksız eylem faslında düzenlenen 49 maddesi, aynı kanunun 98/2 maddesi yollaması ile sözleşmeye aykırı davranışlarda da uygulanmaktadır. Ne var ki, anılan madde hükmüne göre manevi tazminat isteğinin kabul edilebilmesi için, diğer koşulların yanında kişilik haklarına hukuka aykırı, haksız bir saldırının varlığı da şarttır. Davacı taraf, davalı tarafından tesislere alınmadığı ve davalının muaraza çıkardığı iddiası ile manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece de manevi tazminata kısmen hükmedilmiş ise de; davacı, tatil yapmak üzere tesislere gittiğini ve kapıdan çevrilip tesislere alınmadığını ispat etmelidir. Öyle olunca, mahkemece, davacıdan tanık listesinin ibrazı için süre verilmesi ve yine taraflardan bu husustaki delilleri sorularak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1-nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. ve 3. Bentler gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 4 nolu bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına825,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 162,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.