YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8221
KARAR NO : 2012/13001
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili avukat … geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aynı taşınmazın 1/2 oranında hissedarı olduklarını, aralarındaki sözleşme gereğince davalının bu yere inşaat yapmayı taahhüt ettiğini, ancak inşaat aşamasında davalının maddi sıkıntı içerisine girdiğini, kendisine borç olarak 115.470 euro verdiğini ayrıca aldığı inşaat malzemesi için satıcı firmaya banka havalesiyle 5.5.2005 tarihinde 26.000 TL, 18.5.2009 tarihinde de 38.254 TL ödemede bulunduğunu, bundan başka … isimli şahsa da davalının borcu için 19.000 TL ödediğini ileri sürerek toplam 333.362 TL’nın 23.8.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, anılan inşaatı davacı ile birlikte adi ortak olarak yaptıklarını, davacının ortak inşaata toplam katkısının 115.470 euro olduğunu, kendisinin daha fazla harcama yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, bu davasında davalıya borç para verdiğini ve üçüncü kişilere olan davalıya ait bir kısım borçları ödediğini ileri sürerek karz ilişkisine dayanmış; davalı ise davacı ile aralarında adi ortaklık bulunduğunu savunarak gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda davacı karz ilişkisinin varlığını HUMK 288 maddesi hükmünce yazılı delillerle ispat etmek durumundadır. Davacının delil olarak dayandığı ve davalı tarafından düzenlenen belgelerin hiç birisinde karz ilişkisinin varlığını doğrular herhangi bir açıklama bulunmadığI gibi aksine yapılan ödemelerin ortak inşaat nedeniyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Toplanan delillerden davacının karz ilişkisinin varlığını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ne varki davacı dava dilekçesinde “yasal her tür delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunduğundan davacıya yemin hakkı hatırlatılmalı, hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönlerin gözetilmemiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.