YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17211
KARAR NO : 2011/506
KARAR TARİHİ : 21.01.2011
… Isı Doğalgaz San. Tic. Ltd. Şti vekili avukat … konak ile 1-…, 2-… vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 6. Tüketici Mahkemesinden verilen 5.3.2009 gün ve 648-102 sayılı hükmün Dairemizin 24.2010 tarih ve 10576-2309 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalıların 26.11.2004 tarihinde 2 adet kombi satın aldıklarını, teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya konu edilen kombileri davacıdan değil, dava dışı … ’dan anlaşma ile satın aldıklarını, faturanın kendilerine ait olmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacının temyizi üzerine dairemizin 24.2.2010 gün 2009/10576 Esas, 2010/2309 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davacı karar düzeltme istemiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebebine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2-Davacı, satıp teslim ettiği mal bedelinin ödenmediği gibi, girişine icra takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmış olup dosyaya ibraz ettiği 26.10.2004 tarihli irsaliyeli faturadaki teslim alan imzasının davalı eli ürünü olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda, mahkemece, HUMK.nun 308. ve devamı maddeleri gereğince irsaliyeli faturadaki teslim alan imzasının davalı eli ürünü olup olmadığı araştırılıp bunun sonucuna göre karar verilmesi, söz konusu imzanın davalıya ait olmadığının
2010/17211-2011/506
tespiti halinde ise yanlar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğinden bu ilişkinin varlığı davacı tarafından (HUMK.nun 288.maddesi gereğince) yasal deliller ile ispat olunamadığı taktirde; davacı dava dilekçesinde, “bilcümle delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından davacıya bu hakkı hatırlatılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu hususların göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. Mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekirken, zuhulen sadece belirtilen nedenle bozulmuş olduğu, bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin önceki bozma ilamının kaldırılarak, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bent gereğince diğer karar düzeltme isteklerinin reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteğinin kabulü ile dairemizin 24.2.2010 gün, 2009/10576 esas ve 2010/2309 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün davacı yararına yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan 35.50 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 21.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.