YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6633
KARAR NO : 2012/12768
KARAR TARİHİ : 17.05.2012
… Bankası … Şube Müdürlüğü vekili avukat … ile 1-…, 2-…, 3-… vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) verilen 23.12.2010 gün ve 193-355 sayılı hükmün Dairemizin 2.11.2011 tarih ve 7539-15896 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi, davalı … avukatınca da mahkeme kararının temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalılardan …’nun murisi olan müteveffa … ’ın çektiği tüketici kredisine diğer davalıların müştereken ve müteselsilen kefil olmalarına rağmen, aleyhlerinde başlatılan icra takibine itiraz etmiş olduklarını, söz konusu itirazın iptaline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı … cevap vermemiş olup, diğer davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, borcun tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dairece 1.10.2009 tarih, 2009/5506 esas, 2009/10772 karar sayılı bozma ilamı ile asıl borçluya (müteveffanın murisine) yapılan başvuru sonuçsuz kalmadan şahsi teminat verenler olarak kefillere yani davalı … dışındaki davalılara başvurulamayacağı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Mahkemece davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş olup … bu hüküm bu defa davacı tarafından, ilk kararda davalı … hakkında kabul kararı verilmesine ve bu davalının kararı temyiz etmemesine rağmen bozma üzerine verilen kararda lehine olarak davanın reddine karar verilemeyeceği gerekçesi ile temyize getirilmiş, Dairece 2.11.2011 tarih, 2011/7539 esas, 2011/15896 karar sayılı ilam ile temyiz talebi doğrultusunda hüküm bozulmuş olup, Dairenin bozma kararını davacı taraf, lehlerine hüküm kurulan davalı kefillerin, adi kefil olmayıp müşterek ve müteselsil kefil oldukları ve bu nedenle söz konusu borçtan onların da sorumlu tutulmaları gerekçesi ile karar düzeltme yoluna getirmiştir.
Davalı … ise, kendilerine usulüne uygun olarak tebligat yapılmadığı, yargılamanın hiçbir safhasına katılamadıkları, 24.01.2012 tarihinde yargılamadan haberdar oldukları gerekçesi ile Mahkeme kararının temyizen incelemesinin yapılmasını talep etmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL’ye 5236 sayılı yasanın 19.maddesiyle eklenen ek madde 4.uyarınca 1.170.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasalarda derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından karar düzeltme istenilen karar, karar tarihi itibarıyla 8.690,00 YTL yi geçmediğinden mahkemenin kararı da 23.12.2010 tarihli olduğundan HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 440. maddesi gereğince davacının karar düzeltme talep etme hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı …, her ne kadar daha evvel dava dilekçesinin ve Mahkeme kararının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gerekçesi ile dilekçe göndererek kararın bozulmasını istemişse de, dosyanın incelenmesinde, daha evvel davalı adına çıkarılan tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve buna rağmen Mahkeme kararının süresinde temyiz etmediği açıkça anlaşıldığından, süre geçtikten sonra verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, 2. Bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ nun temyiz dilekçesinin reddine, peşin alınan 49.20 TL temyiz harcın istek halinde davalı …’ya iadesine, 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.