YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10475
KARAR NO : 2011/403
KARAR TARİHİ : 19.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan İsmet Kösebalaban mirasçıları avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan satın aldığı 30 nolu dairenin 17 Ağustos 1999 depreminde tamamen yıkılıp enkaz haline geldiğini ve eşi ve 2 çocuğunun da bu depremde enkaz altında kalarak öldüğünü, ayıplı imalattan davalıların sorumlu olduğunu öne sürerek, demirbaş eşyaların bedeli ,Daire bedeli olarak toplam 46.000,00 TL maddi tazminat ile eş ve çocukları için 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar,davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı ve davalılardan İsmet Kösebalan mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eşi ve iki çoçuğunun vefatı nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmek zorundadır. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat nede cezadır, aksine olarak zarara uğrayanda bir kusur duygusunu doğurmaktadır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin 2010/10475 2011/403
duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Miktarın belirlenmesinde ise her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartlar bulunacağı kuşkusuzdur. O halde hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayda, davacının eşi ve iki çocuğunun davalılarca kusurlu bir şekilde inşa edilen binanın çökmesi sonucu vefat ettiği gözetildiğinde ölen eş için 4500,00 Tl,ölen her çocuk için 4000 Tl olmak üzere davacı için hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözeterek daha uygun bir tazminata karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Davalı İsmet Kösebalanın mirasçılarının temyiz itirazlarının incelenmesinde ,Davalılar murisleri davalı İsmet Kösebalanın 19.10.2008 tarihinde vefatı üzerine ,Türk Medeni Kanunun 605.maddesi gereğince mirasın reddi talebinde bulunduklarını ve … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/360 esas sayılı dosyada bu isteklerinin hüküm altına alındığını ileri sürdüklerine göre, öncelikle soz konusu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve şayet mirasın reddine dair bu karar kesinleşmis ise mirası reddeden mirasçıların bu sıfatla miras bırakanın borclarından sorumlu olmayacagı dikkate alınarak, davalı İsmet Kösebalanın mirasçıları hakkındakı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 3.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, 19.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.