YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17425
KARAR NO : 2011/832
KARAR TARİHİ : 25.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki vekalet alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan … A.Ş. tarafından diğer davalı … aleyhine açılan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/440 esas, 2002/493 karar sayılı dava dosyasında, davalılardan …’ı vekil olarak temsil ettiğini, davanın, tarafların sulh olması ile 8.9.2004 tarihinde sonuçlandığını, vekalet ücretinin ise ödenmediğini, davalı … ile aralarındaki sözleşme gereğince dava değerinin %10’u üzerinden belirlenecek vekalet ücretinin ödenmesi gerektiği gibi, mahrum kaldığı karşı taraf vekalet ücretinin de ödenmesi gerektiğini, Avukatlık Kanununun 165. maddesi gereğince vekalet ücretinden her iki davalının da müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 YTL vekalet ücretinin, davanın sulhle sonuçlandığı 8.9.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … A.Ş., davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmayıp, kendisine karşı husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki, diğer davalı ile sulh ve ibra sözleşmesi düzenlediklerini, vekalet ücretinin, davalının ilk vekili olan dava dışı … ’a ödenerek karşılığında da ibraname alındığını, davacının şirketten ücret talebinde bulunamayacağını, diğer davalı … ise, davacı 2010/17425 2011/832
Ile yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığını, vekalet ücretini de ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aynı hukuki yardımın birden fazla avukat ile verilmesi halinde tek vekalet ücreti ödenmesi gerektiği, ücrete konu olan davada, davayı takip eden diğer avukat olan … ’ın 13.8.2004 tarihli ibraname ile davalı şirketi vekalet ücreti yönünden ibra ettiği belirtilerek, davacının davalı şirkete karşı açmış olduğu davanın reddine, diğer davalıya karşı açılan davanın ise, HUMK’nun 409. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, davalılardan … A.Ş. tarafından diğer davalı … aleyhine açılan … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/440 esas 2002/493 karar sayılı davada, davalı …’ı vekil olarak temsil ettiği, 752.900.000 YTL dava değeri üzerinden “menfi tespit” istemiyle açılan davada, davalı …’ı davacı avukattan başka, ayrı ayrı verilen vekaletnamelerle … ve … adlı avukatların da temsil ettikleri, yargılama devam ederken, davanın taraflarının anlaşarak davanın sulhle sonuçlandırıldığı anlaşılmakta olup, davacı, gerek müvekkilin ödemesi gereken, gerekse karşı tarafa tahmili gereken vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili için eldeki davayı açmıştır. Avukatlık Yasasının 165.maddesinde, “sulh ile sonuçlanan işlerde her iki taraf avukatlık ücretinin ödenmesi konusunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar.” Hükmü mevcut olup, vekalet ücretinin ödenmesinden her iki davalı da davacıya karşı müteselsilen sorumludurlar. Mahkemece, davayı takip eden avukatlardan biri olan … ’ın 13.8.2004 tarihli ibraname ile davalı şirketi vekalet ücreti yönünden ibra ettiği gerekçesiyle davalı şirkete karşı açılan davanın reddine karar verilmişse de, davacının imzasını taşımayan dava dışı avukat … tarafından verilen ve “…dosyaları sebebiyle yasal ve akdi vekalet ücreti alacağım bulunmadığından ……A.Ş.’ni gayrikabili rücu ve bila kaydı şartla ibra ederim.” Açıklamasını içeren 13.8.2004 tarihli ibraname, sadece belgede imzası bulunan dava dışı Avukat … yönünden hüküm ve sonuç doğuracak bir belge olup, davacı avukatı bağlayıcı değildir. Davalı …’ın, vekalet ücreti yönünden, kendisini temsil eden her bir avukata karşı, birbirinden bağımsız olarak ayrı ayrı sorumluluğu bulunmakta olup, Avukatlık Kanununun az yukarda açıklanan 165. maddesi gereğince aynı sorumluluk, hasım taraf olan davalı şirket için de söz konusu olduğundan, mahkemece işin esası incelenmek suretiyle davacının, davalı şirketten talep edebileceği vekalet ücreti belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının 2010/17425 2011/832
imzasını içermeyen ibraname gereğince davalı şirketten vekalet ücreti talep edilemeyeceğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davacı vekili ile davalılardan … vekili mazeretsiz olarak son celse duruşmaya gelmemiş, dava, duruşmaya gelen diğer davalı …A.Ş. vekilinin davayı takip etmesi üzerine sonuçlandırılmış olup, mahkemece … yönünden, takip edilmeyen ve bu nedenle yenileninceye kadar işlemden kaldırılan davada, “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken, “HUMK’nun 409. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına” şeklinde hüküm kurulmuş olması da ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda 1. Ve 2. Bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.