Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9387 E. 2011/401 K. 19.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9387
KARAR NO : 2011/401
KARAR TARİHİ : 19.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankadan 2.03.2006 tarihinde Tarım Destek Kredisi adı altında kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, kredinin teminatı olarak 2.03.2006 tarihinde 50.000,00 TL miktarlı taşınmazları üzerine ipotek tesis edildiğini, kullandığı kredi borcunu 16.09.2008 tarihinde tamamen ödeyip kapattığı halde bu kredi nedeni ile tesis edilen taşınmazlardaki ipoteklerin kaldırılmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile taşınmazlarındaki ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 2.03.2006 tarihinde çektiği kredi borcunu ödediğini ancak dava dışı … 10.09.2007 tarihinde kullandığı konut kredisine kefil olduğundan ,bu kredi borcu da henüz ödenmediğinden, fekki talep edilen ipoteğin davacının bankaya karşı imzaladığı veya imzalayacağı tüm borç ilişkilerinin teminatı olarak tesis edildiğinisavunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, taşınmazlarındaki ipoteğin kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiş ,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdugu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaclı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, 2010/9387 2011/401
ses, gorüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kisileri de dahil olmak uzere tıcari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda davalı Bankanın dava dışı …’e konut kredisi kullandırdığı, davacının bu sözleşmede kefil olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, savunmasında ipoteğin kefaletten doğan borcun teminatı için verildiğini savunmuştur. Bu durumda ipotekli akit tablosu içeriği gözetildiğinde uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyusmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldıgına gore davaya bakmaya Tuketicı Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.