YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11014
KARAR NO : 2012/12786
KARAR TARİHİ : 18.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar annelerinin ölümünden önce bankaya yatırdığı 60.000 İsviçre Frangı parayı çekmek üzere davalı babalarına vekalet verdiklerini, babalarının parayı çekmesine rağmen kendi hisselerine düşen miktarı ödemediğini belirterek her biri için 15.000 TL olmak üzere 45.000 TL’nin paranın bankadan çekildiği tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece dava konusu paranın vekalete dayalı olarak davalı tarafından 28.09.2001 tarihinde çekildiği, dava tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı vekil …’ın müşterek murise ait olan hesaptan çekilen ve ödenmeyen, davacıların hissesinin tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmakta olup, vekalet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında; vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. Vekalet sözleşmesinde vekilin hesap verme borcu vekalet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup;işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam etmektedir. BK.nun 392.maddesi hükmü gereğince vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği herşeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur. Bu nedenle de vekilin aldıklarını geri verme borcunda zamanaşımı vekalet sözleşmesi sürdükçe işlemez. Bir başka deyişle iade borcunda muacceliyet vekilin hesap vermesi veya sözleşme ilişkisinin bitmesi ile başlar. Nitekim Hukuk Genel Kurulu’nun 2011 tarih ve 2011/13-161 esas ve 2011/276 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Hal böyle olunca somut uyuşmazlık itibariyle mahkemece davalı vekilin azledildiği 18.05.2007 tarihinden dava tarihine kadar BK 126. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği gözetilerek, işin esasına girilerek sonucuna uygun şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacılar lehine BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.