YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15797
KARAR NO : 2017/9611
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62, 58, 53, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kolluk kuvvetlerince düzenlenen olay yeri tespit tutanağı, sanığın aşamalardaki savunmaları ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıkların soruşturma aşamasındaki anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; olay günü saat 14:00 sıralarında devriye görevini ifa eden kolluk kuvvetlerinin, sanık … ile haklarında verilen karar temyize konu edilmeyen 3 sanığı Konya-Aksaray karayoluna 200- 300 metre mesafede Zincirli Han’dan yaya olarak geldiklerini görmeleri üzerine yanlarına çağırdıkları, sanık …’in elindeki poşet içerisinde arama çubuklarının bulunduğunun belirlenmesi ile kazı yapılmış olabileceği şüphesiyle Zincirli Han civarı kontrol edildiğinde, yeni kazılmış oldukları değerlendirilen 3 ayrı kazı çukurunun tespit edildiği, sanık …’in savunmasında inşaat işi için Obruk’a gitmek üzere yola çıktıklarını, Aksaray yolunda 30 km kadar ilerledikten sonra aracın arıza yaptığını, İsa isimli şoförün aracı Konya’ya tamir için götürdüğünü, kendilerine başka bir araç göndereceğinden civarda aracı beklerken dolaştıklarını, bu sırada kolluk kuvvetlerinin kendilerini gördüğünü ve haklarında işlem yaptıklarını, atılı suçlamayı kabul etmediğini, kazıyı kendilerinin yapmadığını beyan ettiği, olayda sanık … ile diğer sanıkların kazı yaptıklarına dair suçüstü hali bulunmadığı gibi, sanığın üzerinin, kazı yapıldığına delalet edecek şekilde tozlu, topraklı ya da çamurlu olduğuna yönelik bir tespitin mevcut olmadığı, ele geçirilen bir kazı aletinin de bulunmadığı anlaşılmakla, “kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma” fiilini gerçekleştirdiği tereddütsüz ve kesin biçimde ortaya konulamayan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile mahkumiyetine dair hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bozkır Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/59 Esas, 2010/28 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı TCK’nın 106/1. maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra, sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde ve,
2)TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.