Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9019 E. 2011/457 K. 20.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9019
KARAR NO : 2011/457
KARAR TARİHİ : 20.01.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde … A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılardan …, davalı …Ş. ile 1995 tarihinde imzalamış olduğu … Tatil Sözleşmeleri gereğince 2025 tarihine kadar devre tatil hakkını D-64 nolu dairede 25.haftada kullanmak üzere , davacı …’in de 32. Haftada kullanmak üzere bedelini ödeyerek satın aldıklarını ve 2004 tarihine kadar devre tatil hakkını kullandıklarını, tesisin işletmesinin 2000 yılında diğer davalı … AŞ.ye kira sözleşmesi ile devredildiğini, bu davalının yıllık bakım bedeli talep ederek devre tatil hakkını kullandırdığı halde, 8.7.2003 tarihinde tesisin bulunduğu taşınmazın üst hakkını,önceki üst hakkı sahibi olan … AŞ.’nin … AŞ ile yaptığı kira sözleşmesi şerhleri ile devraldığını ve 5.yıldızlı tatil köyü haline getirdiğini, kira sözleşmesi süresince devre tatil hakkını kullandırdığını ancak 2004 yılında tatil haklarının kullandırılmadığını, öncelikle devre tatil haklarının sözleşmede yazılı koşullarla süresi sonuna kadar devam ettiğinin tesbiti ile kullandırılmayan dönem için 3000 TL. Maddi ve 10.000 TL. Manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı …Ş, tesisin diğer davalı tarafından kira sözleşmesine istinaden işletildiğini, bilahere üst hakkının devralındığını, kendilerinin 2010/9019 2011/457
Sorumluluğu kalmadığını, kaldı ki devre tatil sözleşmesini dava dışı EDT şirketi namına imzaladıkları için kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuş, diğer davalı Voyage AŞ devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, daha önce kira sözleşmesine istinaden devre tatil hakkını kullandırdığını, üst hakkını devralarak burada tesisi inşaa ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı … için 1995 yılından 30 yıl süre ile her yılın 32. Haftasında davacı … için 25. Haftasında devre tatil hakkı olduklarının tesbitine, davacı … ve davacı … için ayrı ayrı 2004 yılı tatil bedeli olarak 554,86 TL. Maddi ve 500,00 TL. Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline, karar verilmiş, hüküm, davalı … AŞ tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar davalı tesislerinde 2004 yılına kadar tatil haklarını sorunsuz olarak kullandıklarını, ancak 2004 yılında muaraza yaratılarak tesise alınmadıklarını ileri sürerek, muarazının giderilmesine, ve sözleşme sonuna kadar tatil haklarının kullandırılmasına karar verilmesini eldeki dava ile talep etmişlerdir. O halde, muaraza çıkarılan dönem için yani 2004 yılı için hükmedilen tazminat bedeli ile 2005 yılından sözleşme süresi sonuna kadarki döneme isabet eden sözleşme bedeli üzerinden davacı lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Muaraza bulunmayan tüm sözleşme bedeli üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak yapılan incelemede, davacılar tatil için geldiği halde işletmeye alınmadıklarını , tatil yapmak için yola çıkan bir ailenin,tatil yapamaması durumuna düşmesinin sebep olacağı manevi yıkımın tamir edilemez derecede olduğunu belirterek manevi tazminatın ödetilmesini istemişlerdir. Davacıların tatil yapamamalarında davalının kusurunun bulunduğunun kanıtlanması halinde davacıların manevi tazminat isteyebileceğinin kabulü gerekir. Ne var ki, mahkemece bu hususta taraf delilleri toplanmadan, davacıların soyut beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Davacılar dava dilekçesinde tanık deliline de dayandığına göre, mahkemece, davacıdan tanık listesinin ibrazı için süre verilmesi ve yine taraflardan bu husustaki delilleri sorularak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi 2010/9019 2011/457
Gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozme nedenidir.
4-Davacıların kullandırılmayan 2004 yılı tatil bedeli hesaplanırken ödenmeyen 2004 yılı aidat bedelinin mahsup edilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,20.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.