Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9487 E. 2011/460 K. 20.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9487
KARAR NO : 2011/460
KARAR TARİHİ : 20.01.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …Ş. ile 21.01.1992 tarihinde imzalamış olduğu Devre Tatil Sözleşmeleri gereğince 31.12.2020 tarihine kadar devre tatil hakkını E-80 nolu dairede 32.haftada kullanmak üzere 7260 DM ödeyerek satın aldığını ve 2004 tarihine kadar devre tatil hakkını kullandığını, tesisin işletmesinin 2000 yılında diğer davalı … AŞ.ye kira sözleşmesi ile devredildiğini, bu davalının yıllık bakım bedeli talep ederek devre tatil hakkını kullandırdığı halde, 8.7.2003 tarihinde tesisin bulunduğu taşınmazın üst hakkını,önceki üst hakkı sahibi olan … AŞ.’nin … AŞ ile yaptığı kira sözleşmesi şerhleri ile devraldığını ve 5.yıldızlı tatil köyü haline getirdiğini, kira sözleşmesi süresince devre tatil hakkını kullandırdığını ancak 2004 yılında ailesi ile birlikte tatil hakkını kullanmak üzere tesise gittiklerinde içeriye alınmadıklarını ve başka tesiste parasını ödeyerek tatil yapmak zorunda kaldıklarını bildirerek, öncelikle devre tatil haklarının sözleşmede yazılı koşullarla süresi sonuna kadar devam ettiğinin tesbiti ile kullandırılmayan 2004 yılı tatil bedeli 2.167 TL nin ve uğradığı haksızlık nedeniyle 15.000 TL. Manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.1.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile dönem sonuna kadar olan maddi tazminat bedeli 10.550 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2010/9487-2011/460
Davalı … İşletmeleri A.Ş, tesisin diğer davalı tarafından kira sözleşmesine istinaden işletildiğini, bilahere üst hakkının devralındığını, kendilerinin sorumluluğu kalmadığını,kaldı ki devre tatil sözleşmesini dava dışı EDT şirketi namına imzaladıkları için kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuş, diğer davalı … AŞ devre tatil sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, daha önce kira sözleşmesine istinaden devre tatil hakkını kullandırdığını, üst hakkını devralarak burada tesisi inşaa ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 2004 yılı tatil bedeli 789,95 TL.ile sözleşme sonu 31.12.2020 yılına kadar ödenen tatil bedelinin kalan yıllara tekabül eden 3.922 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … AŞ tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ,davacı ve temyiz eden davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının 21.1.1992 tarihli sözleme ile satın oldığı devre tatil ünitesini 2004 yılına kadar sorunsuz olarak kullandığını, 2004 yılında tatil haklarını kullanmak üzere tesislere gittiklerinde içeri alınmadıkları ve bu nedenle 2004 yılı tatil haklarını kullanamadıkları dinlenen tanık anlatımları ve yaptırılan tesbit ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumun, 2003 yılında ve önceki yıllarda tatil haklarını sorunsuz olarak kullanan ve aynı düşünceyle 2004 yılındada tatil haklarını kullanmak için tesislere giden ve ancak tesislere sokulmayan ve bu nedenle tatil haklarını kullanamayan davacılarda manevi zarara sebebiyet verdiği ve kişilik haklarının zarara uğradığında duraksama bulunmamalıdır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek takdir olanacak manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi gerekirken bu kalem isteğin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Davalı Voyag A.Ş.’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı, 2004 yılı devre tatil hakkını kullanmadığından, 2004 yılı tatil bedeli ile sözleşme sonuna kadar dönem için de maddi tazminatın ödetilmesini istemiştir. Mahkemece, 2004 yılı için tatil bedeli tespit edilmiş ve sözleşme feshedilerek, ayrıca 2003-2020 yılları arasına isabet eden 17 yıllık tatil bedelinin tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, 2004 yılı tatil bedeline karar verildiğine göre , ayrıca bakiye yıllar için belirlenen tatil bedeli içine 2004 yılının yeniden dahil edilmesi doğru
2010/9487-2011/460
değildir. Mahkemece, bakiye yıllar açısından 2005 (dahil)-2020 yılları arasındaki ödenen bedelin tahsiline karar verilmesi gerekirken mükerrer tahsile imkan verecek şekilde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına, (3) nolu bent gereğince temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA,
peşin alınan 255,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.