Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/12929 E. 2012/20345 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12929
KARAR NO : 2012/20345
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının avukatı olduğunu, 28.11.2007 tarihli vekalet sözleşmesi düzenlendiğini, davalının hissedarı olduğu taşınmazın ortaklığının giderilmesi ve satış aşaması için görevlendirildiğini, davada ortaklığın giderilmesine karar verildiğini, kararın icrası için satış dosyası açtırdığı ve kıymet takdiri yapıldığı esnada davalının diğer hissedarlarla anlaşarak dava ve satış dosyasından vazgeçerek paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü başlıklı noterde sözleşme düzenlendiğini, bilahare aralarında fiili taksim yaptıklarını bildirerek sözleşme ücreti vekaletinin ödenmesi için gönderdiği ihtara olumlu yanıt alamayarak tahsili için icra takibi yaptığını bildirerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının avukat olup taraflar arasında 28.11.2007 tarihli yazılı ücret sözleşmesi düzenlendiği,sözleşme içeriğine göre davacı avukatın davalının hessadarı olduğu taşınmazın ortaklığının giderilmesi davasında davalı vekili olarak takip edip sonuçlandırarak bilahare satış aşaması için görevlendirildiği,ücreti olarak 3.maddenin 3. ve 4.bendinde” Dava sonuçlandırıldığında kazanılan ve satışta elde edilen veya rızaen taksim olması halinde ortaya çıkan müvekkilin hissesine düşen bedelin % 10’u vekalet ücreti olarak vekile verilecektir. Buna karşılık dava sonuçlanmadan müvekkil vekili ağır kusuru olmaksızın azlederse veya taraflar arasında sulh,feragat vs gibi nedenlerle anlaşma sağlanıp davayı yürütmekten vazgeçerlerse müvekkil vekile kendi 2012/12929-20345
hissesine düşen taşınmazın veya bedelin % 10’unu ödemek zorundadır.” şeklinde düzenleme getirildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ortaklığın giderilmesi davası sonucu davalının hissedarı olduğu taşınmazın ortaklığının satılarak giderilmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, taşınmazın satış memurluğu nezdinde satılması için dosya açıldığı, 1.9.2010 tarihinde kıymet takdirinin yapıldığı safhada ise davalının diğer hissedarlarla anlaşarak noterde düzenleme şeklinde paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü başlıklı 6.10.2010 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşme içeriğine göre ortaklığın satılarak giderilmesine ilişkin dava ve satış dosyasından vazgeçilerek ekli krokide gösterilen şekilde fiili kullanıma müsaade edilmesinin kararlaştırıldığı hususlarıda taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacı, bu sözleşme ve ekli krokinin sulh niteliğinde olduğunu, satış dosyasındaki kıymet takdiri raporunda belirtilen değerden davalının taşınmazdaki hissesine düşen miktarın % 10’unun vekalet ücreti olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise taşınmazın satılmadığı, taksimde edilmediğinden hissesinin ya da hissesine düşen miktarın belli olmadığından davanın reddini savunmuştur. Davacı avukatın sözleşmede kararlaştırılan işi satış aşamasına kadar getirdiği, kıymet takdirinin yapıldığı safhada diğer hissedarlarla dava ve satıştan vazgeçerek paylı mükiyeti devam ettirmek suretiyle anlaşması avukatlık ücret sözleşmesinin 3.maddesi hükmüne göre sulh anlaşması niteliğinde olup davacının avukatlık kanununun 164. ve 165.maddesi hükmüne göre sözleşmedeki vekalet ücretinin ödenmesini talep etme hakkı doğmuştur. Taşınmazın kıymet takdirinin yapılmış olmasına göre, bu miktar üzerinden davalının taşınmazdaki hissesine isabet oranın % 10’u kadar vekalet ücretinin tahsili yönündeki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının hissesinin belirlenmemiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.