Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7740 E. 2011/483 K. 20.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7740
KARAR NO : 2011/483
KARAR TARİHİ : 20.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalıdan dubleks daire satın aldıklarını, dairenin alt katının binanın ortak alanı olduğunun ve müteahhit tarafından imara aykırı yapıldığının tespit edildiğini, bu kısmın yıkılmasının istendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 10.000-TL maddi tazminat ile 5.000-TL manevi tazminatın ve dairenin imara uygun hale getirilmesi için yapılacak masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, 1.10.2009 tarihli dilekçesi ile de talebini 25.390,00 TL’na çıkarmıştır.
Davalı, binanın plan ve projesine uygun olarak inşa edildiğini, davacıların tadilat yaparak imara aykırı davrandıklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 24.920-TL tazminat ile 470-TL imara uygun hale getirme bedeli olmak üzere toplam 25.390,00-TL bedelin ve 2.500,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/7740 2011/483
2-Davacılar, davalıdan satın aldıkları dairenin ayıplı olduğunu belirterek, sözleşmeye aykırılık nedeniyle manevi tazminat isteğinde bulunmuşlardır. Borçlar Kanunu’nun haksız eylem faslında düzenlenen 49. maddesi, aynı kanunun 98/2 maddesi yollaması ile sözleşmeye aykırı davranışlarda da uygulanmaktadır. Ne var ki, anılan madde hükmüne göre manevi tazminat isteğinin kabul edilebilmesi için, diğer koşulların yanında kişilik haklarına hukuka aykırı, haksız bir saldırının varlığı da şarttır. Somut olayda, kişilik haklarına hukuka aykırı, haksız bir saldırının varlığı ispat edilememiştir. O halde mahkemece, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek, bu kalem isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 20.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.