Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/11426 E. 2012/9631 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11426
KARAR NO : 2012/9631
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esasının kapatılmasına yönelik olarak verilen hükmün davalılar … …, … ve … ile … A.Ş. Avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’un gelmiş Olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Yönetim Kurulunun, Bankalar Kanununun 14.maddesinin ve ilgili maddelerinin verdiği yetkiye istinaden aldığı 26.1.2001 tarih ve 17 sayılı karar ile … A.Ş.bünyesine alınan … AŞ.nin, … Şubesinde yetkili olarak çalışan davalılardan …’ın bankada çalıştığı dönemlerden başlamak üzere ve … AŞ bünyesinde bireysel pazarlama yönetmeni olarak çalıştığı sırada bir kısım müşteri döviz hesaplarından müşterilerinin talimatı ve bilgisi dışında usulsüz ve suiniyetli olarak tediye, virman ve üçüncü şahıslar adına havale yapmak suretiyle kendi menfaati adına bankayı zarara uğrattığını, söz konusu işlemlerin diğer davalılarla birlikte ve onlarla işbirliği yapılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, bu işlemler sonucunda yolsuz olarak alınan paraların davalıların ve şirketlerinin hesaplarına aktarıldığını, müfettişlerce mudilerin hesapları ve banka kayıtları üzerinde yaptıkları incelemenin henüz devam etmekle birlikte şu ana kadar uğranılan maddi zarar miktarının 2.5000.000 Alman markına ulaştığını, yapılan usulsüz işlemler nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığının 12822 hazırlık numarası ile soruşturma başlatıldığını, bu nedenlerle incelemeler sonucunda ortaya çıkacak
miktara göre fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile bankanın uğradığı 2.500.000 DM zararın fiili ödeme tarihindeki kur bedelinden ve 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 5472 sayılı yasa ile değişik Bankacılık Kanununun 15.maddesinin 3 numaralı fıkrası gereğince davacı … nin takip ve davadan haktan feragati tazammum etmemek kaydı ile sarfınazar ettiğinden esasın bu şekilde kapatılmasına, karar verilmiş, hüküm, davalılar … …, …, … ve … A.Ş tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanunun 1.maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek, “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir … sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir. 5521 sayılı … Mahkemeleri Kanunun 1.maddesinde ise “… Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında … akdinden veya … Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi görevinin … mahkemelerine ait olduğu” belirtilmiştir.
Davalı …’ın davaya konu dönemde … akti ile çalıştığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın … Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Diğer davalılar hakkındaki davanında davalı …’a tebaen … mahkemesinde bakılması zorunludur. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenler ile davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.