Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11061 E. 2011/3674 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11061
KARAR NO : 2011/3674
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı … Ltd. Şti’den 04.06.2008 tarihinde satın aldığı aracın, 14.08.2008 tarihinde teslim edildiğini, aynı gün aracın arıza lambasının yandığını, yetkili servisin arızayı tespit edemediğini, arızanın belirlenmesi için aracın serviste kalmasının istendiğini ancak kabul etmediğini, yaptırılacak bilirkişi incelemesinde aracın ayıplı olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi esas alınarak davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 14.08.2008 tarihinde teslim aldığı aracın aynı gün arıza lambasının yandığını ileri sürerek, ayıpsız misli ile değiştirilmesini istemiş, davalı …..Ltd.Şti ise arızanın tespiti için aracın servise bırakılmadığını, talebin M.K 2’ye aykırı olduğunu savunmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı
2010/11061-2011/3674
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince; tüketici, satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Tüketici, bu dört talep hakkından herhangi birisini tercihte serbesttir. Somut olayda, davacı tarafından satın alınan aracın teslim edildiği gün arıza lambasının yandığı, davacının tercih hakkını aracın yenisi ile değiştirilmesi yönünde kullandığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 29.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda; aracın arıza lambasının yanmasının sistemde bir arızayı gösterdiği, uyarı lambasının basit bir nedenle yanabileceği gibi güvenliği etkileyecek bir durumda da yanabileceği, davacının arızanın müşahadesi için aracı servise bırakmadığı, dosya üzerinden arızanın tespit edilemeyeceği, arızanın yetkili bir serviste tespit edilmesi gerektiği ve araç değişimi koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Dava konusu araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığı açıktır. Hemen belirtmek gerekir ki, davacının tercih hakkını kullanma koşullarının oluşup oluşmadığı, bir başka ifade ile aracın ayıplı olup olmadığı araç üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile anlaşılacaktır. Davacı tercih hakkını aracın yenisi ile değiştirilmesi yönünde kullandığına göre, arızanın servisçe belirlenmesi gerektiğinden de bahsedilemez. Bu durumda mahkemece, aracın ayıplı olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.