YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/20004
KARAR NO : 2012/13238
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki 4072 sayılı TKHK uyarınca zarar ziyan talebi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan aldığı … marka aracın düzensiz ve aşırı lastik eskittiğinden esaslı ayıplı olduğunu, bu sebeple dava açtıklarını, … Tüketici Mahkemesi’nin 2006/281E. 2007/324K. Sayılı ve 11/07/2007 tarihli kararı ile aracın erken lastik eskittiğinin tespit edilerek araç bedelinin ve dava tarihine kadar uğranılan zararın davacıya ödenmesine karar verildiğini, aracın 30/07/2008 tarihinde … bayiine teslim edildiğini, bahsi geçen davanın açıldığı 30/06/2006 tarihine kadar maruz kalınmış olan 1.543,92TL’lik lastik zararının ilam uyarınca davacıya ödendiğini, ancak o tarihten sonra ve aracın davalı şirketin … bayiine teslim edildiği 30/07/2008 tarihine kadar geçen sürede davacının toplam 6.536,28TL lastik zararı olduğunu belirterek, bu zararın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 5.641,32 TL lastik bedelinin lastiklerin fatura tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,fazlaya ilişkin lastik bedeli talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 381. (yeni HMK 294) maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388.(yeni HMK 297) maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK’nun 388/son (yeni HMK 297/son) maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine HUMK’nun 389. (yeni HMK 297)maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür. Bu gibi hallerde de HUMK.nun 388. (yeni HMK 297) maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Öte yandan kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HUMK’nun (yeni HMK) yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
Temyize konu hükümde 5.641,32TL lastik bedelinin lastiklerin fatura tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş olmakla birlikte, hükmün devamında tarihleri belirtilen fatura bedellerinin toplamının 4.354,2TL olduğu gözlemlenmiştir. Bu husus, hükmü kendi içinde çelişkili kılmakla birlikte, az yukarıda açıklanan iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup, mahkemece 10.4.1992 tarih ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi kısa karar ile bağlı kalınmadan, ancak hükümdeki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir hüküm kurulması için çelişkili ve infazda tereddüt yaratacak mahiyette kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince hükmün BOZULMASINA, 2. Bent gereğince tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,peşin alınan 335,10 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.