YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16966
KARAR NO : 2011/7829
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankaya ait banka kartı ile ATM’den para çekmek isterken makinenin kartı alıkoyduğunu, hemen bankaya haber verdiğini ve kartı iptal ettirdiğini, ancak kısa süre içinde hesabından 7.000-TL çekildiğini, bankanın ayıplı hizmet verdiğini ve kusurlu olduğunu, zararın 3.500-TL’sinin banka tarafından karşılandığını ileri sürerek, bakiye 3.500-TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı banka, davacının ihbarını müteakip kartın kullanıma kapatıldığını, 5464 Sayılı Kanun’un 16. maddesine göre davacının banka kartını korumak ve muhafaza etmekte dikkat ve özen göstermediğini, para çekimleri ve havale işlemlerinin şifre kullanılarak yapıldığını, bu itibarla tüm kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının makul süre içinde olayı davalı bankaya bildirdiği, ATM’de sıkışan banka kartının 3. kişiler tarafından çıkartılıp kullanılmasında banka sisteminin kusurlu olduğu, bankaların mevduatları özenle korumak zorunda oldukları, bu konuda objektif özen borçlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.415,33-TL alacağın 3.350-TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak sureti ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
2-Yukarıda kısaca özetlendiği gibi, dava, davacıya ait banka kartının çalınması ve haksız kullanımı nedeniyle 2010/16966-2011/7829
Tazminata ilişkindir. 5464 Sayılı Kanunun 16.maddesinde, Banka kartları ve şifrelerinin özenle korunması, bilgilerinin saklanması hususunda kart sahiplerine görev ve sorumluluk yüklenmiştir. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, dava konusu banka kartı ile gerçekleştirilen para çekme ve havale işlemlerinin “şifre” girilerek yapıldığı belirtilmiştir. Haksız olarak elde edilen banka kartının kullanımı aynı zamanda kart şifresinin de bilinmesi ile mümkündür. Kart hamili şifrenin muhafazasından ve güvenliğinden sorumludur. Şifreyi seçerken kolay bulunan, örneğin kimlik bilgileri içinde yer alan rakamların seçilmemesinin gerektiği günümüzde bilinen bir gerçektir. Davacının kartının şifresine bu kadar kısa sürede ulaşılmış olması, şifrenin güvenli bir şekilde seçilmediğini ya da muhafaza edilmediğini göstermektedir. Hal böyle olunca davacının olayda ağır kusurunun olduğu ve 5464 sayılı yasanın 12. maddesinden yararlanamayacağı ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, kartın hukuka aykırı kullanımında ağır kusuru olan davacının, kartın alıkonulduğu ihbarı yapılana kadar olan harcamalardan ve nakit çekimlerden sorumluluğu bulunmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve yanlış değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin alınan 203,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.