Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/39942 E. 2022/7489 K. 15.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/39942
KARAR NO : 2022/7489
KARAR TARİHİ : 15.03.2022

K A R A R

Hakaret suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair …. Asliye Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … sayılı kararına karşı katılan tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii …. Ağır Ceza Mahkemesinin …tarihli ve …değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … gün ve … sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Dosya kapsamına göre, merciince, sanığın üzerine atılı suçların basit yargılama usulüne tabi olduğu, sanık hakkında somut gerekçe belirtilmeksizin basit yargılama usulü uygulanmadığı cihetle, …Asliye Ceza Mahkemesinin …tarihli ve … sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Kanun’un 251/1. maddesinde, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, basit yargılama usulünün uygulanmasının mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemesince yapılan yargılama sırasında, talimat ile savunmasının alınması istenilen sanığa defaten tebligat çıkartılmasına rağmen ulaşılamaması üzerine, … tarihli 3 nolu celsede, anılan husus dile getirilerek sanık hakkında “takdiren basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde ara kararının verildiği, nitekim sanık hakkında çıkartılan yakalama emri sonucunda, sanığın … tarihinde yakalanarak savunmasının alındığının anlaşılması karşısında, söz konusu usule nazaran genel usulde yargılanmanın sanık açısından daha güvenli bir yol olduğu gibi, kovuşturma boyunca sanık tarafından hakkında basit yargılama usulü uygulanması yönünde de bir talepte bulunulmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı basit yargılama usulü başlıklı CMK’nın 251 maddesinde;
“(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.

(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.,
Geçici 5. maddesinde yer alan, “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir.,
Anayasa Mahkemesinin … tarihli ve… sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi’nin …tarih ve … sayılı kararı ile … tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin de iptaline karar verilmiştir.

İnceleme konusu somut olayda, 5271 sayılı Kanun’un 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, basit yargılama usulünün uygulanmasının bir zorunluluk olmadığı, hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu; 5271 sayılı Kanun’un 251/6. maddesinde yer alan, “Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.” şeklindeki düzenlemenin de basit yargılama usulünün uygulanmasının hakimin takdir hakkına ilişkin bir konu olduğunu teyit ettiği, kaldı ki, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 125/1, 125/4. ve 62 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, dolayısıyla alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … sayılı kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve … değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, … tarihinde oy birliğiyle karar verildi.