Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/8652 E. 2012/14150 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8652
KARAR NO : 2012/14150
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzalanan 4.12.2003-9.12.2003- 22.12.2003- 29.4.2004- 8.6.2005- 5.11.2007 tarihli kredi sözleşmeleri başlıklı sözleşmeler ile davalıya toplam olarak 83.552,08 Euro kredi verildiği ancak bir kısmının geri ödenmemesi nedeniyle takip yaptığını bildirerek, takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalı ile imzalanan 4.12.2003-9.12.2003- 22.12.2003-29.4.2004-8.6.2005-5.11.2007 tarihli kredi sözleşmeleri başlıklı sözleşmeler ile davalıya toplam olarak 83.552,08 Euro kredi verildiği ancak bir kısmının geri ödenmemesi nedeniyle tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Davacı delil olarak davalı ile imzaladığı altı sözleşmeye dayanmıştır. Sözleşmenin incelenmesinde; Kredi Sözleşmesi başlıklı altı sözleşme ile toplam 83.552,08 Euro para verildiği,paranın konut kredisi olarak verildiği, yıllık % 4.8 faiz uygulanmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının kredi vermeye yetkili bir kuruluş olmadığı, ödünç para verme kanununa göre ilgili kuruluşlardan izin almadan bu işi yapmasının tefecilik olduğu, bu yüzden sözleşmelerin Borçlar Kanununun 19.maddesi hükmüne göre geçersiz olması nedeniyle davanın reddine, davacı hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından davacının ödünç para verme işi ile uğraştığı ya da tefecilik yaptığına ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Davalının da bu yönde bir savunması olmadığı gibi yargılamaya dahi katılmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşmelerin başlığı ve içeriğinde,konut kredisi ifadesi kullanılmış ise de,tarafların karz hukuki ilişkisine dayanarak sözleşme imzaladıklarının kabulü gerekir. Kaldı ki taraflar arasında kararlaştırılan yıllık faiz oranı, bankaların yabancı para alacaklarına uyguladıkları faiz oranlarından ayırt edilebilir derece de fahiş değildir. Buna göre, taraflar arasındaki sözleşme, karz sözleşmesi niteliğinde olup taraflarını bağlar. Sözleşme konusu paraların, sözleşmelerde bahsedilen davalıya ait banka hesabına gönderildiğinin tesbiti halinde, davalı bu aldığı paraları sözleşme hükümlerine göre geri ödemek zorundadır. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların durumu, sözleşme yapmaktaki amaçları değerlendirilerek yorumlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 2,75 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.