YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4843
KARAR NO : 2011/7785
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan anlaşma gereğince düzenlenen belge gereğince borcunu ödemediğini, yapılan takibe de haksiz itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takibe konu belgenin şikayetten vazgeçme dilekçesi olduğunu, borç ikrarı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 54.000 TL. Üzerinden itirazın iptali ile takip tarihinden değişen temerrüt faizi yürütülmesine, diğer isteklerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı aleyhine yaptığı icra takibinde; davalı …’in müşteki sıfatıyla … Asliye Ceza Mahkemesi’ne verdiği 30.6.2006 tarihli belgeye dayanmıştır. Davalı …’in imzasını taşıyan belgede; ” yukarıda dosya numarası ve duruşma günü verilen kamu kurumu kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun müştekisiyim. Aramızda yaptığımız anlaşmaya uygun olarak anlaştığımız 175.000 YTL. Ve masrafları da tarafımızdan …’a ödenmiştir. Şimdi ise, bu haliyle sanık … aleyhindeki şikayetimizden vazgeçiyoruz. Gereğinin yapılmasını, saygıyla dilerim ” ibareleri yazılıdır. Dava dışı … Ltd.Şt.nin ortaklarından olan davalı … şikayeti ile; dava dışı diğer şirket ortağı … … ve davacı …’in birlikte hareket ederek , … ve …’e ait taşınmazın … şirketine satılıp bedeli tahsil edildiği halde, bedel ödenmemiş gibi, tahsili için şirket aleyhine icra takibi yapıldığı ve … …’ın tek başına şirketi temsile yetkisi olmadığı halde, icra dosyasına borcu kabul ettiğini bildirerek şirketi zarar uğrattıklarından bahisle
2011/4843-7785
dolandırıcılıktan Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açıldığı ve 2004/361 esasta görülen dava dosyasına , yargılama sırasında davalı müşteki Meral’in takibe konu belgeyi mahkemeye ibraz ettiği, davacı sanık …’in de ceza dosyasına, müşteki ile anlaştıklarını ancak 25.000 TL. dışında ödeme yapılmadığını açıkladığı, mahkemece 31.12.2007 tarihinde de, uyuşmazlığın hukuki mahiyette olduğu ve dolandırıcılık kastı ile hareket edildiği isbatlanamadığından beraat kararı verildiği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
Yine şirket aleyhine satış bedelinin tahsili için yapılan icra takibinden dolayı … şirketi tarafından açılan ve 2006/9 esasta görülen menfi tesbit davasında da, mahkemece bozmaya uyularak 31.1.2007 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği ve davacı şirket tarafından 16.6.2010 tarihli dilekçe ile de davadan feragat edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının ceza dosyasında şikayetten vazgeçme dilekçesinde kabullendiği 175.000 TL. borcun davacının kabulü dışındaki bakiyesinin ödendiğini davalının yazılı belgelerle kanıtlayamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde, davacı tarafından icra takibine dayanak yapılan 30.6.2006 tarihli belgenin borç ikrarı niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi önem arzetmektedir. Yukarıda ayrıntılı olarak incelenen, dolandırıcılık suçundan görülen Asliye Ceza Mahkemesi dosyası ile menfi tesbit davasının görüldüğü Asliye Hukuk Mahkemesi’nin dosyasının içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, takibe konu belgenin , davalı … tarafından Asliye Ceza Mahkemesi’ne hitaben şikayetten vazgeçme iradesi ile verildiği, taraflar arasında başkaca bir hukuki ilişkinin bulunduğu iddia ve isbat edilemediğinden borç ikrarı niteliğinde olmadığının kabulü gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 730.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.