YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17528
KARAR NO : 2011/7852
KARAR TARİHİ : 12.05.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı dava dışı üçüncü kişinin kredi kartı üyelik sözleşmesine kefil olduğunu,asıl borçluya gidilmeden kendisine takip yapıldığını,kefalet limitinin de belli olmadığını bildirerek borçlu olmadığının tesbitini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirtici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının dava dışı üçüncü kişinin 31.10.2000 tarihli kredi kartı üyelik sözleşmesine kefil olduğu,kredi sözleşmesinde kefalet limitinin bulunmadığı,bankanın davacı kefil hakkında icra takibi yaptığı,davacının 200 TL kefalet limiti ile ferilerini kabul ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Gerek doktrin ve gerekse 11.6.1969 gün ve 1969/4-6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler çerçevesinde bakıldığında,davacı tarafından imzalanan kredi sözleşmesi ve ekindeki … Sözleşmesi içeriğinden taraflar arasındaki ilişkinin kefalet olduğu anlaşılmakta olup, esasen mahkemenin kabulü de bu yöndedir. 12.4.1944 gün ve 14-13 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince de 2010/17528 2011/7852
limit belirlenmesi kefaletin asli unsurudur. Daha açık bir anlatım ile, sözleşme kurulurken kefilin sorumlu olacağı limit belirlenmiş olmalıdır. Limit belirlenmemiş ise BK’nun 486.maddesi hükmüne göre geçerli bir kefalet sözleşmesinden söz etmek mümkün değildir.Dava konusu sözleşmede kefalet miktarı yer almadığı ancak davacının 200 TL ve ferilerini kabul ettiği anlaşıldığına göre bu miktar ve ferileri üzerinden talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 12.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.