YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10233
KARAR NO : 2011/635
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 31.5.2004 tarihinde … köyü hudutlarında kalan gençleştirme sahasının korunması için bedeli karşılığında … ile Orman işletme müdürlüğü arasında sözleşme imzalandığını ve 01/06/2004 tarihinde söz konusu sahaların Köy Tüzel Kişiliğine teslim edildiğini, 23/11/2204 tarihinde yapılan kontroller sırasında 96 no’lu bölmenin tamamına yakın fidanların tepe sürgünlerinin kıl keçilerine yedirildiğinin tespit edildiğini, söz konusu sahadaki fidanların tamamına yakının hayatiyetlerini kaybetmiş olduğunu, Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesinin (2004/14 D….) sayılı dosyası ile idarenin zararının 50.086.50 YTL olarak tespit edildiğini, davalı tarafın zararı ödemediğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.086.5 YTL işletme zararının 23.11.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, köy tüzel kişiliğinin herhangi bir kusurunun olmadığını olaydan dolayı sorumlu olan kişilerin yargılanarak cezalandırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 46.877.60 TL işletme zararının 23.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı köy tüzel kişiliğinden alınarak davacı idareye verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
2010/10233-2011/635
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı kurum, davalı Köy tüzelkişiliği ile yapılan sözleşme gereğince, sözleşme kapsamındaki ormanlık alanda meydana gelen zararın tahsilini istemiş, Davalı Köy Tüzel kişiliği ise meydana gelen zararda köy tüzel kişiliğinin herhangi bir kusurunun olmadığını, olaydan dolayı sorumlu olan kişilerin yargılanarak cezalandırıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Taraflar arasında imzalanan 31/05/2004 tarihli sözleşme içeriğine göre; orman sahasının korunması işinin Davalı Köy tüzel kişiliğine verildiği, sözleşmenin 9.maddesinde “3 aylık dönemlerdeki kontrollerin gereği gibi yapılmayarak tedbirlerin alınmaması sonucu korumanın gereği gibi yapılmaması ve sahada zarara neden olunması halinde, 6831 sayılı yasanın 112, 113, 114 maddeleri gereğince hesaplanan idare zararının dönem sonu ödenecek bedelden mahsup edileceği, zararın fazla olması halinde ise; aşan zarar miktarının dönem sonundan ödemenin yapılacağı tarihe kadar yasal faizi ile mahkeme kararına gerek olmaksızın Köy tüzel kişiliği tarafından ödeneceği” hususunun hüküm altına alındığı, böylece gerçekleşen zarar nedeni ile Köy Tüzel kişiliğinin sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Yargılama esnasında aldırılan ve hükme esas alındığı anlaşılan 04.10.2007 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; Davacının 6831 sayılı yasanın 112 maddesine göre gerçek zararının 48.048 TL olup, anılan yasanın 114.maddesine göre ise ağaçlandırma giderinin 26.062 TL olarak hesaplandığı belirtilmiş olmasına ve davalı Köy Tüzel Kişiliğinin, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.maddesi gereğince 6831 sayılı yasanın 112, 113, 114 maddeleri gereğince hesaplanacak zararın tamamından sorumlu olacağı belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece gerekçe göstermeksizin yalnızca 6831 sayılı yasanın 112. maddesine göre belirlenen miktar esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenler ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, 24.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.