Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11325 E. 2012/46089 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11325
KARAR NO : 2012/46089
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Müştekinin lokantasına ait malzemeleri bulunduğu yerden alıp başka bir yere bırakılmak üzere onunla anlaşan ve taşıma ücretini alan sanığın kendisine teslim edilen bu eşyaları üçüncü bir şahsa satması şeklinde gerçekleşen eyleminin “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın çok üzerinde 50 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın sabıkasında yer alan mahkumiyete ilişkin hükmün kesin nitelikte olduğu ve CMUK’nun 305/3 maddesi uyarınca tekerrrüre esas alınamayacağı gözetilmeden TCK’nun 58/6 maddesi gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılıkların, yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün tekerrüre ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkartılmak ve hükümde yer alan ”Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesi gereğince, 50 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin kısmın çıkartılarak, ” Sanığın, 5237 sayılı TCK’ nın 155/1 maddesi gereğince, 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 100 TL adli para cezası ile cezalandırılması ” yazılmak suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.