Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/11706 E. 2022/2435 K. 02.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11706
KARAR NO : 2022/2435
KARAR TARİHİ : 02.03.2022

Mahkeme : ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet; Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin 22/06/2018 – 2017/104 esas ve 2018/123 sayılı kararı
2- Hükümlerin eleştirilip düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi; sanıklar … hakkında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 28/05/2019 – 2019/575 esas ve 2019/811 sayılı kararı
3- İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak, değişen suç vasfıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet; sanık … hakkında; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10/07/2019 2019/575 esas ve 2019/811 sayılı ek kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A- Sanıklar … hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar …’in yokluğunda karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının sanık … müdafiine 14/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanık …’in 15/08/2019 havale tarihli temyiz dilekçesi sunduğu 5271 sayılı CMK’nın 331/4. maddesinde düzenlenen, “Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.” şeklindeki hüküm karşısında …’in temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanıklar… müdafileri ile sanıklar …, … ve …’in temyiz dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu, sanık …’in temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin ise hükmün hukuki yönüne ilişkin olmadığı değerlendirilerek, sanıklar… müdafileri ile sanıklar Abitter, … ve Tahir’in temyiz dilekçelerinde anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin eleştirilip, düzeltilerek istinaf taleplerinin esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin 28/05/2019 tarihli kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar… müdafileri ile sanıklar …, … ve …’in yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar … hakkındaki tahliye taleplerinin reddine,
B-Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinden önce 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesinin 8. fıkrasında, 188 veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmesi hükme bağlanmış, 191. maddenin 9. fıkrasında ise “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı…” belirtilmiştir.
Dolayısıyla sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece TCK’nın 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde TCK’nın 191. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya TCK’nın 191. maddesinin 8. fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde karar verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri” ve “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra “kamu davası açılmasının ertelenmesi” kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek;
1) Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
2) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı veya TCK’nın 191. maddesinin 8. fıkrasına göre veilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı yoksa TCK’nın 191. maddesinin 8. maddesi gereğince “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilmesi,
3) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı veya TCK’nın 191. maddesinin 8. fıkrası gereğince “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak TCK’nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması,
Gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine
02/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.