YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7890
KARAR NO : 2012/13934
KARAR TARİHİ : 30.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, malik olduğu şirketteki hisselerini 3. kişilere satıp devretme yetkisini içeren vekaletname ile davalıyı vekil tayin ettiğini ,vekili olan davalının 14.05.2008 tarihinde … LTD şti hisse devir sözleşmesi ile hisselerini dava dışı 3.kişiye sattığı halde devir bedelini tarafına ödemediğini ,vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek hisse devir bedelinden fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL alacağının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ikametgahının … /… olduğunu,… Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu savunarak yetkisizlik itirazında bulunmuşdur.
Mahkemece, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca BK 73.maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HUMK.nun 9.maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı) Taraflar arasındaki hukuki iliski vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. B.K. 392. maddesi gereğince vekilin müvekkile hesap verme zorunluluğu vardır. Vekil muvekkil nam ve hesabına tahsil ettiği paraları odemek zorundadır. Bu itibarla B.K. 73. maddesi geregınce dava para alacağından kaynaklandığından uyuşmazlığın davacının ikametgahı mahkemesinde de görülmesi gerekir. Değinilen bu yön gözetilerek, tarafların iddia ve savunmaya ilişkin delillerini toplamak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şeklide karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.