YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5607
KARAR NO : 2011/3834
KARAR TARİHİ : 11.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, amcaları olan davalıya taşınmazlarını satmak için yetki ve vekaletname verdiklerini, davalının taşınmazı 190.000 TL.ye sattığı halde hisselerine düşen satış bedelini ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 15.000 TL.nintahsilini istemiştir.
Davalı, satış bedelinin kısa bir süre için otomobilinin bagajına konulduğunu ve aracın çalıştığı firmanın otoparkına bırakıldığını, bu sırada aracın camının kırılarak bagajının açıldığını ve paranın çalındığını, üçüncü kişinin haksız fiili nedeniyle illiyet bağının koptuğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, vekil olan davalının özen borcunu yerine getirmemiş olup, kusurlu ve dolayısıyla sorumlu olduğu, bu hususun otopark işletmecisine karşı açılan davada da belirlenerek kesinleştiği sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, vekilin özen borcuna dayalı tazminata ilişkindir. Somut olayda davalı, davacıların amcası olup, tarafların müşterek hisseli taşınmazının satışı hususunda davalıya vekaletname verildiği,
2010/5607-2011/3834
190.000 Tl olan satış bedelinin davalıya ait otomobilin bagajında muhafaza edilirken çalındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu miktardaki parayı otomobilin bagajında muhafaza ve bu aracı otoparka bırakan davalının özen borcunu yerine getirmediği için sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yok ise de, davacıların amcası olan davalının vekil olarak üstlendiği işi ücretsiz olarak gördüğünden, sorumluluğunun hakkaniyete dayalı sorumluluk olacağı dikkate alınarak BK.nun 98/2 maddesi delaletiyle anılan yasanın 43.maddesi gereği bir hakkaniyet indirimi yapılması zorunludur. Mahkemece bu yön üzerinde durulup tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 202.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.3.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacılar, davalının kendilerine vekaleten sattığı taşınmazdan hisselerine düşen satış bedelinin tahsili talebiyle bu davayı açmış, davalı ise taşınmaz satış bedelinin otomobilinden çalındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalının büyük miktardaki satış bedelini otomobilde bulundurup, aracını park yerine bırakması hayatın olağan akışına ters bir durum olup, paranın bu araçtan 3.şahıslarca çalındığı iddiası inandırıcı gelmediği gibi bu olayın bu şekilde meydana geldiği kabul edilse bile davalının paranın çalınmasında ağır kusurlu olduğu açıktır. Esasen bu husus otopark işletmecisine açılan dava da belirlenerek kesinleşmiştir. Çalındığı tam olarak kanıtlanmayan paradan ötürü olayda ağır kusurlu kabul edilen davalı için sırf vekalet işini ücretsiz olarak yaptığı gerekçesiyle BK.nun 98/2 maddesi delaletiyle aynı yasanın 43.maddesi gereğin bir hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği yolundaki dairemiz çoğunluk görüşüne katılamıyorum. Ağır kusurlu olan davalının davacıların uğradığı zarardan tam sorumlu olduğu yolundaki Mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davanın kabulüne dair kararın onanması görüşündeyim.