YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8016
KARAR NO : 2012/24186
KARAR TARİHİ : 23.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sigorta aracılık hizmetleri işi ile iştigal ettiğini, bu bağlamda davalının yaptığı trafik kazası ile ilgili işlemleri sigorta şirketi nezdinde takip etmek için davalı ile sözleşme yaptıklarını, davalının sigorta şirketinden aldığı paranın %30’u olan 18.079 TL.nı kendisine vermediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacının gerekli hizmetleri yerine getirmediğini ve bu nedenle sözleşmeyi ihtar ile feshettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının sözleşmeyi feshettiği, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan bir sözleşme olmadığı ve sözleşmeye dayalı olarak takip yapılamayacağı, genel hükümlere göre dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında sigorta … takip sözleşmesi imzalandığı ve davacının ücretinin ödenmediğinden bahisle takip yaptığı, itiraz üzerine de eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalının sözleşmeyi fesh etmesi nedeniyle davacının sözleşmeye dayalı olarak takip yapamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki, taraflar arasındaki sözleşme, her iki tarafa da yükümlülükler yükleyen iki taraflı sözleşme olup, davacı sözleşme kapsamında hizmet vermeyi, davalıda ücret ödemeyi üstlenmiş bulunmaktadır. Her iki tarafa da edim yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birinin sözleşmeyi her
2012/8016-24186
zaman fesih hakkı bulunmakla birlikte, sözleşmenin haksız olarak feshi halinde karşı tarafın sözleşme kapsamında hak kazandığı ücreti-zararı karşılaması zorunludur. Bu itibarla sözleşmeye dayanan tarafın, genel hükümlere göre alacak-tazminat davası açma hakkı bulunduğu gibi, sözleşmeyi dayanak gösterip icra takibinde bulunma hakkıda vardır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, itirazın iptali davalarında da genel hükümlere göre inceleme ve araştırma yapılması gerekir. Sözleşmenin davalı tarafça feshedilmiş olmasının haklı nedenlere dayalı olup olmadığı bir başka anlatımla tarafların sözleşmeye uyup uymadıkları, talepte bulunup bulunamayacaklarının da itirazın iptali davasında incelenmesi gerektiği tabiidir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, işin esasına girilip davalının sözleşmeyi haklı nedenlerle fesh edip etmediği, davacının talepte bulunmaya hakkı olup olmadığı araştırılarak hasıl olacaksonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.