Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7976 E. 2011/3974 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7976
KARAR NO : 2011/3974
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı kooperatif, davalılardan … ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını ve satış bedelini ödediklerini, teminat olarak da bir kısım senet verdiklerini, davalı …’in verilen senetlerden bir kısmını kardeşi diğer davalı …’ye ciro yoluyla verdiğini ve davalı …’nin de eline geçirdiği senetleri kooperatif aleyhine takibe koyduğunu, takip neticesinde kooperatif adına kayıtlı Kartal 2082 Ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 18.03.1994 tarihinde yapılan ihale ile cebri icra sonucu 1.980.000.000 TL’ye dava dışı Bahri Adatepe’ye satıldığını, böylelikle taşınmazın ellerinden haksız olarak çıktığını, davalılar aleyhine menfi tespit davası açmış iseler de gerekli teminatı temin edip satışı durduramadıklarını, ancak bu dava sonucunda … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.03.2000 tarih 1999/1061 Esas 2000/162 Karar sayılı ilamı ile Kartal 4. İcra Müdürlüğü’nün 1992/562 Esas sayılı dosyasına ödenen paranın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verildiğini, ne var ki hükmedilen miktarın faizinin zararlarını karşılamadığını, gerçek zararlarının haksız nedenle ellerinden alınan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri olduğunu belirterek şimdilik kaydı ile 100.000.000.000 TL’nin (100.000.YTL) reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş bilahare bu talebini ıslah ederek 1.001.000.00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; taraflarca temyiz edilmiştir.
2010/7976-2011/3974
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı kooperatif, borçlu olmadıkları halde bedelsiz olan senetlerin davalılarca aleyhlerine icra takibine konu edilmesi nedeniyle … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1999/1061 Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtıklarını, yeterli teminatı karşılayamadıklarından cebri icra sonucu davaya konu taşınmazın ihale ile dava dışı 3.bir kişiye satıldığını, bu dava sonucunda borçlu olmadıklarının tespiti ile istirdada karar verildiğini, ancak takip nedeniyle ellerinden haksız olarak çıkan taşınmazın bedelini karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürerek taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1999/1061 Esas, 2000/162 K. sayılı ilamı, davacı lehine 8.10.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıya ait taşınmaz 18.3.1994 tarihinde ihale ile 1.980 YTL’ye satılmıştır. Mahkemece, davacının gerçek zararının, taşınmazın ihale sonucu geçek değerinin altında satılmasından doğan zararı olduğu, bunun da taşınmazın satıldığı 18.3.1994 tarihi itibariyle gerçek değeri 2.205 YTL ile ihale değeri arasındaki fark olduğu, bu miktarın da dava tarihindeki rayiç bedele oranlanmak suretiyle davacının zararı 103.571,43 TL olarak hesap edilmiş ve bu miktara hükmedilmiştir. Davacıya ait taşınmaz, cebri icra ile 18.3.1994 tarihinde 1.980 YTL bedelle 3. bir kişiye satılmış ve davacının elinden çıkmıştır. Bu satımın haksız olduğu … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1999/1061 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde hüküm altına alınmış ve tespit edilmiştir. Öyle olunca, davacı taşınmazın elinden haksız olarak çıktığının kesinleştiği 8.10.2001 tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedelini isteyebilir. Mahkemece, taşınmazın menfi tespit davasının kesinleştiği 8.10.2001 tarihindeki rayiç bedeli tespit edilerek bu bedele hükmetmek gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereği davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği kararın davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4.194.86 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.