Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/3077 E. 2012/10879 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3077
KARAR NO : 2012/10879
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan mensup kredisi kullandığını, bankaca gönderilen ihtarname ile taksitler ödenmediği için borcun tamamının muaccel hale geldiği ve 31.08.2010 tarihine kadar ödenmesinin talep edildiğini, ne var ki gönderilen ihtarnamenin 4077 s.y.’nın 10.maddesine uygun olmadığı gibi 4.387,45 TL tutarındaki temettü alacağının da borca takas-mahsup edildiğini belirterek kredi borcunun muaccel hale gelmediğinin ve vadesi gelmeyen taksitlerin istenemeyeceğinin tespitine, mahsup yoluyla tahsil edilen temettü tutarının iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu sözleşmenin mensup (personel) kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda olayda 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanmasının hukuken olanaklı bulunmadığı gerekçe gösterilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve 2012/3077-10889
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta da, davacı-tüketici şahsi ihtiyacı için davalı bankadan kredi kullanmıştır, adının mensup kredisi olması kredinin niteliğini değiştirmez. Bu durumda taraflar arasında 4077 sayılı yasanın değişik 10. maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Öyle ise mahkemece işin esası incelenmeli ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Nitelendirmede hataya düşülerek görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre bu aşamada davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 19.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.