Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/18184 E. 2014/2055 K. 29.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18184
KARAR NO : 2014/2055
KARAR TARİHİ : 29.01.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 18/06/2012
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1,61/1, 83/3-b, 22/3, 62/2, 52/2,4. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, eksik incelemeye ve cezanın fazla olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28.04.2008 günü gece vakti katılanlar … ve …’ın oğulları olan ve olay tarihinde 14 yaşında bulunan katılan küçük …’ın testislerinde aniden şişme ve sancı oluşması nedeniyle katılan …’ın, oğlu …’u alarak evlerinin yakınında bulunan Özel Batı Anadolu Tıp Merkezi Acil Servisine saat: 22.54 te götürdüğü, acil serviste görevli doktor olan sanık …’ın ilk muayeneden sonra idrar tahlili ile ağrı kesici bir iğne yaptıktan sonra ertesi gün 29.04.2008 günü polikliniğe gelerek uzman üroloji doktoruna muayene olması gerektiğini de söylemek suretiyle … ile babasını eve gönderdiği, babasının işe gitmesi nedeniyle 29.04.2010 günü sabah saatlerinde bu defa annesi olan katılan … tarafından aynı tıp merkezine götürülen katılanın burada üroloji uzmanı olarak görev yapan doktor Ünal Er tarafından muayene edildikten sonra bir kısım tahlil ve tetkiklerinin yapılması sonrası, sonucu gösterdikleri doktor …..’in radyoloji doktoru geldiğinde ultrason çektirilmesini önermesi üzerine katılan … ve annesinin radyoloji uzmanını beklediği saat:15.00 sıralarında gelen radyoloji uzmanı doktor … ile doktor ….’in, katılan küçüğü birlikte muayene ettikten sonra radyoloji uzmanının doktor ….e “durum kötü “ şeklinde sözler söylemesi üzerine doktor ….’in, katılanlara “isterseniz bir de hastaneye gidin” şeklinde sözler söylemesi üzerine Tıp Merkezinden ayrılarak bu defa İzmir… Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülen katılan küçüğün, yapılan muayenesi sonucunda “testis torsiyonu“ teşhisi konulduktan sonra 30.04.2008 günü gece saat 00.30 ‘da yatışı yapıldıktan sonra, aynı gün saat: 02.00 da başlanan operasyon sonucunda sol testisinin alınması sonucu organ işlev kaybı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda,
İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 23.12.2009 tarihli raporda, sanık Dr…. tarafından yapılan muayene sonucunda, prostatik ön tanısı ile üroloji plikliniğine gitmesi önerilen 1 gün sonra üroloji uzmanı ve radyoloji uzmanı tarafından yapılan muayene ve tetkiklerde testis torsiyonu olduğu anlaşılan vakada, Dr…..’ın uygulamasının, 1994 doğumlu olan hastada bu yaş grubunda testis ağrısına sebep olabilecek ihtimaller arasında ilk akla gelmesi gereken ihtimalin “testis torsiyonu” olduğu böyle acil bir durumda hastanın zaman geçirilmeden ağrı kesici uygulanıp üroloji pokliniği yerine acil cerrahi girişim ve radyolojik tetkikin yapılabileceği bir hastaneye sevk edilmesinin gerektiği, bu nedenle ilgili hekimin yaptığı işlemlerin tıp kurallarına uygun olmadığının belirtilmesi karşısında sanığın eyleminin taksirle yaralama suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda eylemi taksirle yaralama suçu olarak değerlendiren yerel mahkeme hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak;
1- Mesleki kusurluluk ve bu kapsamda tıbbi müdahalelerde bilinçli taksirin kabulü için, yasadaki öngörme ölçütünün tek başına kabulünün yeterli olmadığı, hekim kusurunda bilinçli taksir yönünden aşırı güven, mesleki cesaret ve tıp kurallarına çok açık ve kabul edilemez aykırılıklar ek koşullarının gerçekleşmesinin aranması, aksi halde tüm tıbbi müdahalelerde bilinçli taksirin varlığının kabul edilebileceği, bu nedenle hekim kusurunun bilinçli taksir düzeyine ulaşıp ulaşmadığının değerlendirilmesinde belirtilen bu ek koşulların da nazara alınması gerektiği anlaşılmakla, somut olayda bilinçli taksirin koşullarının gerçekleşmediği gözetilmeksizin sanık hakkında hükmolunan temel cezanın bilinçli taksir nedeniyle artırılması,
2-Sanık hakkında tayin olunan temel cezada katılanda organlardan birinin yitirilmesine neden olması nedeniyle ceza arttırımı yapılırken uygulama maddesi olarak TCK’nın 89/3-b maddesi yerine TCK’nın 83/3-b maddesinin gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkartılması, 4. bendindeki “300 gün” ibaresinin “200 gün” şeklinde, 5. ve 6. bentlerindeki “9.000 TL” ibaresinin “6.000 TL” şeklinde düzeltilmesi, hüküm fıkrasının ikinci bendindeki “TCK’nun 83/3-b” ibaresinin “TCK’nın 89/3-b” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/1/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.