Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9757 E. 2011/821 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9757
KARAR NO : 2011/821
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne kısmen reddine birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan Bağkur, … ve … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, eczacı olup, davalı Bağkur Genel Müdürlüğü ile 30.3.2000 tarihli sözleşmesinin bulunduğunu, diğer davalıların ise, Bağkur Genel Müdürlüğü ile Eczacılar Odasında görevli kişiler olup, kendisine ait eczanede usulsüz olarak teftiş yapmak suretiyle çeşitli ilaç küpürleri ile sattığı ilaçlara ilişkin bazı kayıtları alıp götürdüklerini, ilgili Cumhuriyet Savcılığına şikayeti üzerine, davalı kişiler hakkında, usulsüz arama yapmak ve görevi kötüye kullanmak suçlarından açılan kamu davasında mahkumiyet kararı verilerek kesinleştiğini, davalı Bağkur tarafından, sözleşmenin bir yıl süre ile feshedilmesine karar verilmişse de, açmış olduğu “muarazanın men’i” davasında, yapılan fesih işleminin sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilerek, bu kararın da kesinleştiğini, ne var ki sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle, Bağkurlu hastalara ilaç satamamaktan dolayı maddi ve manevi zarara uğradığını, ayrıca bazı borç pusulalarına davalılar tarafından el konulması nedeniyle, yaklaşık 7.000,00 TL’lik alacağını da tahsil edemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, mahrum kaldığı kar kaybı nedeniyle 6.000,00 TL, diğer tüm zararları nedeniyle de 2.000,00 TL maddi tazminat ve 1.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 16.8.2000 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte 2010/9757 2011/821
Tahsiline, munzam zararlarına ilişkin olarak da şimdilik 500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, aynı davalılara karşı açmış olduğu ve … bu dava ile birleştirilen … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/721 esas sayılı dava dosyasında da, alınan bilirkişi raporu gereğince bakiye 4.877,00 TL maddi tazminatın, aynı şekilde 16.8.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, herhangi bir tazminat talep edilemeyeceğini savunarak, davanın öncelikle zamanaşımı, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulüne, alınan bilirkişi raporu gereğince 2.719,37 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın 27.2.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-27.6.1956 tarih ve 2/14 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde, davacıya karşı birlikte sorumlu bulunan birden çok gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın, davalılar için müşterek bir sebepten dolayı reddedilmesi halinde, davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği öngörülmüştür. Dava konusu olayda da, mahkemece aynı nedenle davanın kısmen reddine karar verilmiş olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, açıklanan husus gözardı edilerek, davalıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının, “Hüküm” başlıklı bölümünün, (1) no’lu bendinin son cümlesinde bulunan, “Davalı Bağkur ve …, kendilerini bir vekille temsil 2010/9757 2011/821
ettirdiğinden, reddedilen maddi tazminat yönünden adı geçen her bir davalı yönünden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 693,67’ şer TL maktu ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine” sözlerinin tamamen karardan çıkarılarak yerine, “Davalı Bağkur ve …, kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen maddi tazminat yönünden, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 693,67 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA. aşağıda dökümü yazılı 189.48 TL. kalan harcın davalı …’e yükletilmesine, 189.48 TL kalan harcın davalı …’a yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 25.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.