Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/7882 E. 2012/24182 K. 23.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7882
KARAR NO : 2012/24182
KARAR TARİHİ : 23.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflarca avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının inşaa ettiği binadan bir daireyi 20.10.1998 tarihli adi yazılı sözleşme ile satın alıp bedelini ödediğini, ancak davalının daireyi teslim etmediğini, ödediği satış bedelini icra takibi vasıtasıyla aldığını, ancak ödediği satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı değerin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 500,00 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini davacının ihtara rağmen ödemesini almak için müracaat etmediğini, denkleştirme yapılamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ödediği bedelin dava tarihinde ulaştığı değerden davacıya ödenen miktarın mahsubu sonucu kalan 6.776,21 TL’nı davacının isteyebileceği benimsenerek ve taleple bağlı kalınarak 500 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacının 20.10.1998 tarihli haricen düzenlenen sözleşme ile davalının yaptığı binadan bir daire satın alıp bedelini ödediği ve ancak davalı tarafça tapusunun davacıya devir edilmediği, davacının ödediği satış bedelini icra vasıtasıyla davalıdan tahsil ettiği uyuşumazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki sözleşme tapulu taşınmazın satışına ilişkin olup, resmi biçimde düzenlenmediği için geçerli olmadığı için taraflar birbirlerine verdiklerini geri isteme hakkına sahiptir. Ancak hemen belirtilmelidir ki, davacı davalıya ödediği miktarı icradan ihtirazı kayıtla tahsil ettiği için, ödediği bedelin akdin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki ulaştığı değeri de denkleştirici adalet ilkesi gereği isteme 2012/7882-24182
hakkına sahiptir. Esasen bu husus mahkemecede, kabul edilmiş bulunmaktadır. Eldeki davada çözümlenmesi gereken öncelikli sorun, akdin ifasının imkansız hale geldiği tarihin saptanmasıdır. Dosya içinde bulunan ve davalı tarafça davacıya gönderilen 6.2.2004 tarihli ihtarnamede, davacının birikmiş olan borcunu bir hafta içinde ödememesi halinde sözleşmenin feshedileceği ödenen paranın iadesi için şirkete müracaat edilmesi gerektiği davacıya bildirilmiş bulunmaktadır. Davacı verilen bir haftalık sürede iddia edilen ödemeyi yaptığını, iddia ve ispat etmediği için, ihtarın davacıya tebliğ edildiği tarihin üzerine 1 haftalık süre eklendiğinde akdin 17.2.2004 tarihinde ifa edilmesinin imkansız hale geldiğinin davacı tarafça bilindiği (bilinmesi gerektiği) anlaşılmaktadır. Kaldı ki davacı tarafda eldeki davayı açmakla sözleşmeden dönme iradesini ortaya koymuş bulunmaktadır. Hal böyle olunca, davacının ödediği satış bedelinin 17.2.2004 tarihinde ulaştığı alım gücüne tekabül edecek miktardan, daha önce icra takibi vasıtasıyla tahsil ettiği bedelin mahsubundan sonra arta kalan miktarı isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece az yukarıda açıklanan şekil ve yöntemle belirlenecek miktarın tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirir.
2- 1 numaralı bentte yer alan bozma nedenine göre, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 22.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.