Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15556 E. 2011/3946 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15556
KARAR NO : 2011/3946
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı şirket, davalıya satmış olduğu akaryakıt nedeniyle iki adet fatura alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, takip konusu alacağın daha önce ödenmiş olduğunu, yapılan fazla ödemeler nedeniyle Belediyenin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının ticari ilişkiyi doğrulayarak, bedelin ödendiğini savunmuş olması nedeniyle, ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının ise ödeme savunmasını ispat edemediği, hatırlatılmasına rağmen yemin deliline de dayanmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, takibin 21.361,40 TL üzerinden devamına, %40 inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirketin, iki adet faturaya dayalı alacağının tahsili için takip başlattığı, takibe vaki itiraz üzerine de “itirazın iptali” istemiyle eldeki davayı açtığı, davalının ise gerek icra takibine itiraz dilekçesinde, gerekse yargılama sırasında, borcun daha önce ödendiğini savunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece ispat yükünün, akdi ilişkiyi doğrulayan ancak ödeme itirazında bulunan davalı borçluda
2010/15556-2011/3946
olduğu, davalının ise yazılı delille savunmasını ispat edemediği gibi, hatırlatılmasına rağmen, yemin deliline de dayanmadığı belirtilerek, asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki takip konusu iki adet faturanın incelenmesinde, “kapalı fatura” niteliğinde bulunduğu anlaşılmakta olup, faturanın kapalı olarak düzenlenmesi, faturaya konu mal ve hizmetin bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Takip konusu faturaların bu niteliği ve davalının savunması birlikte değerlendirildiğinde, “faturalara konu olan satış bedelinin ödenmediği” konusundaki ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunun kabulü zorunludur. O halde mahkemece bu konuda davacıdan tüm delilleri sorulup değerlendirilerek, gerektiğinde dava dilekçesinde dayanılan, davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu da hatırlatılmak suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek, ödeme savunmasının ispat edilemediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 317.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.