YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27229
KARAR NO : 2014/450
KARAR TARİHİ : 15.01.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1,2-c-e, 62, 52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü :
31/05/2009 günü gece saat 21:30 sularında sanığın yönetimindeki servis minibüsü ile, refüjle bölünmüş, etrafı bariyerlerle yaya geçişine kapatılmış, meskun mahal içi, aydınlatması mevcut yolda seyrederken geldiği olay yeri olan sağa yol ayrımı şeklindeki kavşakta, tanık … tarafından, sol ilerisinde duraklayıp sonra yola devam eden minibüsün önünden çıkarak yol ayrımının başından soldan sağa karşıdan karşıya geçmek için taşıt yoluna girdiği beyan edilen katılan yaya…’a çarparak 12 metre ileriye fırlatması şeklinde gerçekleşen olayda,
Dosya arasındaki katılan… vasisi …’ın beyanları, Solhan Jandarma Komutanlığı’nın 11/9/2009 ve 12/10/2009 tarihli tesbit tutanakları ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 31/5/2009 tarihli geçici doktor raporlarındaki bulgu ve gözlemlerden, hayati tehlike geçirmesine, konuşmasında zorluğa, beyin fonksiyonlarında bozulmaya, vücudunun sol tarafında felce, desteksiz yürüyemez ve kendi başına hayatını sürdüremez hale gelmesine neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılan yaralı yaya… hakkında Bingöl Devlet Hastanesi’nce düzenlenen 20/10/2009 tarihli kesin doktor raporunun, şahsın yaralanmasının TCK’nın 89/3. maddesinde düzenlenen nitelikli haller kapsamında kalıp kalmadığı hususunu tesbit etmede yetersiz kaldığı dikkate alınarak, katılanın yaralanmasının derecesi hususunda Adli Tıp Kurumundan yeniden kapsamlı bir rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamından yukarda anlatıldığı şekilde gerçekleştiği anlaşılan olayda, sanığın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kural ihlalinden tali kusurlu olduğu ve bu durumun olayla ilgili düzenlenen kolluk trafik kaza tesbit tutanağı ile de tesbit edildiği
gözetildiğinde, mahkemece hükme esas alınan 30/5/2010 tarihli kusur raporunu hazırlayan bilirkişinin yemin tutanağının mahkeme hakimi ve zabıt katibi tarafından imzalanmamış olması nedeniyle bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasının sonuca etkili görülmemesi ve yeni bir bilirkişi heyeti incelemesine de gerek görülmemesi nedeniyle tebliğnamedeki 1 ve 2 numaralı; dairemizin 10/07/2013 tarihli tevdi kararı uyarınca mahkemesince CMK’nın 234/2. maddesine göre müşteki…’a vekil atanması temin edildiğinden 3 numaralı; sanık tarafından açıkça taksitlendirme talebinde bulunulmamış olması karşısında 4 numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, olayda kusuru bulunmadığına ve yaralının hastane masraflarının şirketince karşılandığına ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 15/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.