YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3352
KARAR NO : 2014/1663
KARAR TARİHİ : 28.01.2014
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanık … hakkında TCK’nın 89/1-2b, 62, 51, 51/3-6-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme,
Sanık … hakkında TCK’nın 89/1-2b, 62, 53/6, 51, 51/3-6-7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme ve sürücü belgesinin geri alınması
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde, sanık … sevk ve idaresindeki minibüsüyle 10. Sokakta seyri sırasında, olay mahalli 16. Sokak tarafından kesilen kontrolsüz dörtlü kavşağa giriş yaptığında, aracının ön kısmıyla seyrine göre yolun sağındaki 16. Sokak istikametinden gelerek kavşağa giren diğer sanık …’nun yönetimindeki otomobilin sol yan kısmına çarpması üzerine savrulan otomobilin de yaya katılan …’ya çarptığı olayda; her ne kadar sanık …’nun tali kusurlu olduğu tespit ve kabul edilmiş ise de; katılanın hayati foksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen şekilde sağ tibia-fibula alt 1/3 fraktürü oluşacak şekilde yaralanması ile 5237 sayılı TCK’nın 22. ve 61. maddesinde öngörülen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları dikkate alınarak; temel cezanın asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesi gerektiği hususu gözetilmeden eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafinin, olayda sanığın kusurunun bulunmadığına, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna ve beraat hükmü verilmesi gerektiğine, sanık … müdafinin, olayda sanığın kusurunun bulunmadığına ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2) Katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin birlikte suç işlemeyen sanıklardan eşit olarak tahsili yerine, infazda tereddüt yaratacak şekilde “sanıktan alınarak katılana verilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, (1) ve (2) numaralı hüküm fıkralarının 1. bentlerinde yer alan ” sanığın güttüğü amaç ve saiki,” ibarelerinin gerekçelerden çıkartılması, (3) numaralı hüküm fıkrasının 2. satırındaki “sanıktan” ibaresi karardan çıkartılarak yerine “sanıklardan eşit olarak” ibaresinin yazılması suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.