YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31673
KARAR NO : 2016/26191
KARAR TARİHİ : 27.12.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
… 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/1936 Esas sayılı takip dosyasından, borçlunun belirtilen adresinde haciz işlemi yapılmak üzere adrese gelindiğinde borçlu ile alakalı hiçbir evrakın bulunmaması nedeniyle haciz ve muhafaza talebinin reddine karar verildiği, alacaklı tarafından icra müdürlüğünün bu işleminin şikayet konusu edildiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 79/1. maddesi gereğince, icra dairesinin, haciz talebinden itibaren en geç üç gün içinde haczi yapması gerekir. Yine aynı Kanun’un 85/1. maddesi gereğince, icra müdürlüğünce, borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta bulunan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından alacaklının ana para, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı, haczedilecektir (HGK. nun 10.06.2009 tarih, 12-213/244 sayılı kararı).
Buna göre kural olarak icra müdürünün haciz talebini yerine getirme konusunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmadığının kabulü gerekir. Ancak kural bu olmakla birlikte, İİK’nun 82. maddesine 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile eklenen son fıkra da yer alan “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.” Düzenlemesi karşısında, icra memurunun haczi talep edilen malın bu madde uyarınca haczinin kabil olup olmadığını değerlendirerek, bu doğrultuda haciz talebini yerine getirip getirmeme konusunda taktir yetkisi vardır.
Görüldüğü gibi burada tanınan takdir yetkisi, İİK’nun 82.maddesi kapsamında malın haczi kabil olup olmadığı ile sınırlı olup, icra müdürünün bunun dışında, haczi istenen menkul malların bulunduğu taşınmazın üçüncü kişiye ait olduğu, borçlunun buradan taşındığı, haciz mahallinde borçlu ile alakalı hiç bir evrakın bulunmadığı gibi gerekçelerle haciz talebini reddetme yetkisi yoktur. Böyle bir durumda yapılması gereken iş, üçüncü kişinin istihkak iddiasının tutanağa geçirip İİK’nun 97 ve 99. maddeleri uyarınca istihkak prosedürünü işletmektir.
O halde mahkemece, alacaklının şikayetinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.