Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/5353 E. 2011/596 K. 24.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5353
KARAR NO : 2011/596
KARAR TARİHİ : 24.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı, davalı An-deva A.Ş avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat … gelmiş, davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri … davalı An -… Özel … Hizmetleri A.Ş.ye ait hastahaneye 20.4.2001 tarihinde yatırıldığını, davalı doktor … tarafından yanlış tedavi uygulanması sonucunda 23.4.2001 tarihinde vefat ettiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı An -… Özel … Hizmetleri A.Ş ve tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar, murisleri … davalı hastahanede davalı doktor tarafından yanlış tedavi edilmesi neticesinde vefat ettiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile
2010/5353-2011/596
Asliye Ceza Mahkemesince alınan … Şurası raporunda davalı doktorun 4/8 oranında kusurlu olduğu belirtilerek, bilrkişi tarafından kusura göre belirlenen maddi tazminat ile kusur oranı dikkate alınarak manevi tazminata hükmetmiştir. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan üksek … Kurulu raporunda davalı doktor …’nın 4/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş isede kalan kusurun kime ait olduğu belirtilmemiştir. Öyle olunca davacıların murisinin kusurlu olup olmadığı hususu anlaşılamamıştır. Bu durumda Mahkemece yapılması gereken …, Üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından seçilecek, konularında uzman bilirkişilerden oluşmuş bir kurul aracılığı ile, dosyadaki hastahanede tutulmuş dosya ve kayıtlar, taraf savunmaları, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, yapılması gerekenle yapılan müdahale ve tedavinin ne olduğu, tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda murisinde kusurunun bulunup bulunmadığını gösteren nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak ve böylece hasıl olacak sonuca uygun karar vermektir.
Eksik inceleme ve mevcut delilleri değerlendirmede yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. bozma nedenidir.
3-Mahkemece alınacak raporda murisin kusurunun bulunmaması halinde, doktorun kusur oranına göre maddi ve manevi tazminat miktarında indirim yapılmayacağı gözetilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Bu hususunda açıklığı kavuşturulmadan, kusur oranına göre manevi tazminat miktarının belinlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan 2.383.21 TL. temyiz harcın An-deva A.Ş’den alınmasına, 24.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.