Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/12307 E. 2011/3978 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12307
KARAR NO : 2011/3978
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, dava ve takiplerini avukat sıfatı ile davalının vekâleten yürüttüğünü, aralarında uzun yıllardan beri varolan vekâlet ilişkisinin güvene dayalı olarak devam etmesi nedeniyle yazılı belge almaksızın istediği her zamanda davalıya para verdiğini, nitekim bu kapsamda davalıya bir kısım davalar için çekle, banka havalesiyle ve elden ödeme yapmasına rağmen davalının harcamaları belgelendiremediğini, ceza yargılaması sonucunda da cezalandırıldığını ileri sürerek 10.000 TL alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı avukata takip etmiş olduğu dava ve icra takipleri için yapmış olduğu ödemeleri belgelendiremediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacı tarafından davalıya bu kapsamda 4.906 TL bedelli çek ve 2.057 TL havale ile ödeme yapıldığı, davalının ödemelerin karşılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı
2010/12307-2011/3978
tarafından 12.2.1999 keşide tarihli, 4.906 TL bedelli çekin ciro edilerek davalıya verildiği sabittir. Çek bedelinin ödenmemesi üzerine dava dışı … tarafından Tarsus 2.İcra Müdürlüğü’nün 2002/3384 (1999/314 eski) esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğu, takibin henüz derdest olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, çek bedeline ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı takip dosyasından anlaşılamamaktadır. Öyle olunca Mahkemece, çek bedeline ilişkin olarak davacı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak bu miktar yönünden sonucuna göre bir karar vermek gerekirken çek bedelinin de ödendiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı mahkeme kararının davalı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan 94.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.