Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/11727 E. 2011/21133 K. 29.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11727
KARAR NO : 2011/21133
KARAR TARİHİ : 29.12.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı,davalı arsa sahibi …’ın,yüklenici … ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı arsa sahibine kalan yeri arsa sahibinden 4.12.2009 tarihli sözleşme ile satın aldığını,tapuyu da aldığını ancak taşınmazın ayıplı imal edilmesi nedeniyle oturulamayacak halde olduğunu,her yerini rutubet ve nem kapladığını,döşemelerin altından su çıktığını,dairenin yalıtımının olmadığını,bu daireyi konut kredisi ile aldığını bildirerek,kredi veren banka,yüklenici ve satıcı arsa sahibine karşı açtığı davasında,kredi sözleşmesinin iptalini,yaptığı ödemelerinin tahsilini,fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1.000,00 TL zararı ile 1.000,00 TL kira tazminatı alacağının faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir
Mahkemece davalı banka hakkındaki davanın tefrik edilip ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmiş,eldeki dava yönünden davacının davalı yüklenici ile akti ilişkisinin bulunmaması ve satıcı arsa sahibinin de ticari amaçlı olarak para kazanmak üzere satan bu işi meslek edinen kişi olmaması nedeniyle tüketici mahkemesinin görevli olmadığı,genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan 2011/11727-21133
Yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.Yine üçüncü maddenin (ı) bendinde, İmalatçı-Üretici: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini yahut ara mallarını üretenler ile mal üzerine kendi ayırt edici işaretini, ticari markasını veya unvanını koyarak satışa sunanlar olarak tanımlanmıştır.
4077 sayılı kanunun 06/03/2003 – 4822 S.K./4. md. İle değişik 4.maddesi hükmüne göre ayıplı mal tarifi ve sorumluluk;”Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.”şeklinde düzenlenmiştir.Bu ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin olarak ise 4077 sayılı kanunun 4.maddesinin 3.bendine göre(Değişik fıkra: 21/02/2007-5582 S.K./22.mad) İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumlu olacakları belirtilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Her ne kadar davalı arsa sahibi yasadaki satıcı tanımına girmemekte ise de Somut uyuşmazlıkta,davacı arsa sahibinden satın aldığı konutun ayıplı imal edilmesi nedeniyle 4077 sayılı kanunun 4.maddesi hükmüne göre davalı yükleniciden de talepte bulunmuştur. Davacı arsa sahibinden satın aldığı konutun ayıplı imal edilmesinden dolayı seçimlik haklarını kullandığı davada arsa sahibi yanında davalı yükleniciyi de davalı gösterdiğinden davanın 4077 sayılı kanuna dayanarak açılması nedeniyle tüketici mahkemeleri görevlidir.
2011/11727-21133
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA,bozma sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 29.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.