Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/43651 E. 2022/11451 K. 27.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/43651
KARAR NO : 2022/11451
KARAR TARİHİ : 27.04.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında … 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2006/1758 esas 2010/351 karar sayılı 23/03/2010 tarihli karar ile hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların sanığın yüzüne karşı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının huzurunda tefhim edilmiş olup, her ne kadar Mahkemesince 31/05/2010 tarihinde kesinleştirilmiş ise de kararların 31/03/2010 tarihinde kesinleştirilmesi gerektiği ve bu nedenle zamanaşımının dolmadığı belirlenerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK’nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar TCK’nın 125/3. maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
2) Görevi yaptırmamak için direnme eyleminin birden fazla kişi tarafından birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi karşısında, TCK’nın 265/3. ve 43/2. maddelerinin uygulanmaması,
3) Sanık müdafisinin 21/06/2016 tarihli duruşmadaki lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 62. maddesindeki takdiri indirim uygulanmasını da kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı ilkesinin gözetilmesine,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.