YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1673
KARAR NO : 2021/9438
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı davacıların istinaf istemi … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 10/03/2021 tarih 2019/1725 Esas 2020/343 sayılı kararı ile reddedilmiş, Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekilleri ayrı ayrı açtıkları davalarda, davalı borçlular … ve …. hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara sattıklarını belirterek, bu tasarrufların iptalini talep etmişlerdir.
Davalar arasında irtibat olduğu gerekçesi ile birleştirilmiştir.
Davalılar vekilleri,haksız açılan davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, 04/04/2017 tarihli kararda, davalılar …, … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ile ilgili davanın kabulüne karar verilmiş, bölge adliye mahkemesi 2017/1053 Esas 2017/913 Karar sayılı ilamı ile davacılardan… Bankası AŞ dışında diğer … Bankası AŞ ve … Bank AŞ tarafından açılan davalarda, aciz belgesi veya bu nitelikte haciz tutanağının olmadığı, borçluya ait taşınmazlarda olduğundan aciz halinin tartışılması gerektiği ayrıca alacaklılar tarafından açılan itirazın iptali davaları olduğundan, sonucunun beklenmesi gerektiği, dava konularından 3857 ada 6 parselle ilgili bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu bu çelişkinin giderilmediği, bu taşınmazın davalı … tarafından dava dışı …’a satılmış olduğundan davacıya bu davalı hakkındaki davasını bedele dönüştürüp dönüştürmediğinin sorulmadığı, davalı … mirascısı …. hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, yargılama giderlerinde de hata yapıldığı gerekçesi ile kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi, ikinci kararında davalılar …, … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ile ilgili davanın ise iptal için gerekli bedel farkı veya yakınlık tanışıklık ispatlanmadığı gerekçesi ile reddine karar vermiş, davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesi, istinaf istemlerinin esastan reddine karar vermiş, hüküm davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konularından 3957 ada 6 parsel sayılı taşınmaz borcun doğumundan sonra, 24/09/2008 tarihinde borçlulardan … …tarafından davalı … …’a satılmış, o da 19/01/2019 tarihinde davalı …’a o da …’a satmıştır. Mahkemece, davalılar ile borçlu arasında tasarrufun iptalini gerektirecek bir bağ olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamıştır.
Üçüncü kişi …’ın eşi …, borçlu …’in eşi diğer borçlu …. ile aynı dönemde aynı partiden milletvekili oldukları, yine Enerji Bakanlığında birlikte çalıştıkları, dördüncü kişi …’ın borçluların dünürü olduğu ve …’ın ise borçluların torunu olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davalı …’ın, eşi ile aynı dönem milletvekili ve çalışma arkadaşı Nejat ve eşi … borçlu olup, taşınmazı satın aldıktan 4 ay gibi kısa bir süre sonra yine borçluların dünürü aynı zamanda komşusu olan …’a sattığı, onun da daha sonra borçluların torunu …’a satmış olması olguları nazara alındığında, İİK’nın 280/1.maddesi gereğince borçluların içinde bulundukları mali durumu bildikleri veya bilmeleri gereken şahıslardan olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi isabetsiz olmuştur.
Dava konularından 5067 ada 7 Parsel yine borcun doğmundan sonra 23/09/2008 tarihinde borçlulardan … tarafından davalı …’ye satılmıştır. … borçluların oğulları …’in kayınbiraderi, davalı …’ın oğlu … ile aynı dönemde mülkiye müfettişi ve …’in eşi ile faceebook arkadaşıdır. Buna göre …’nin de İİK’nın 280/1. maddesi gereğince borçluların içinde bulundukları mali durumu bildiği veya bilmesi lazım gelen kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu bölge mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA dosyanın HMK’nın 373/1 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine kararın bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde davacılara geri verilmesine 30/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.