Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/13962 E. 2011/2500 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13962
KARAR NO : 2011/2500
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat, birleşen davada ise davacı … tarafından 16.02.2007 tarihli dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davada tapu iptali ve tescil talebinin esastan reddine, tazminat talebinin derdestlik nedeniyle reddine dair verilen 04.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01.03.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av…. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı.Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl davada davacı, davalının vaat alacaklısı dava dışı …’nun vaat borçlusu olduğu 11.12.2003 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 749 sayılı parseldeki 11 numaralı bağımsız bölümün davalıya satışının vaat edildiğini, bu sözleşmede 11.500,00 TL’nin peşin olarak ödendiğinin yazıldığını, satış bedeli olarak kararlaştırılan 35.000,00 TL’den 23.500,00 TL’nin ise kendisi tarafından minare, taş, malzeme ve işçilik bedeli karşılığı ödenmesinin kararlaştırıldığını, minarenin yapıldığını, sözleşmede peşin aldığı, yazılan 11.500,00 TL’nin ise davalının eşine elden ödendiğini, böylelikle tüm sözleşme bedelinin kendisi tarafından karşılandığını, 11.12.2003 tarihli sözleşmenin konusu olan 11 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde minare, malzeme ve işçilik tutarının güncelleştirilmiş karşılığı olan 87.100,00 TL’nin davalının eşine peşin olarak ödenen 11.500,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Birleşen davada ise, davalı hakkında minare, taş, malzeme ve işçilik bedeli 87.100,00 TL’nin tahsili için icra takibi yapıldığını, yapılan takibe itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptali ve %40 oranında inkar tazminatı istemlerinde bulunulmuştur.
Davalı, zamanaşımı def’inde ve derdestlik itirazında bulunmuş, satış bedellerinin bütünüyle kendisi tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davadaki tapu iptali ve tescil istemlerinin reddine, ikinci kademedeki tazminat isteminin derdestlik sebebiyle reddine, birleşen itirazın iptali davasının ise Ümraniye İcra Dairelerinde yapılmış bir takip bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Hükmü, asıl ve birleştirilen davanın davacısı temyiz etmiştir.
Burada öncelikle belirtilmesi gereken husus, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin vaat alacaklısına kişisel hak sağladığıdır. Başka bir anlatımla kural olarak, satış vaadi sözleşmesi kimler arasında düzenlenmiş ise o kişiler hakkında hüküm ve sonuç meydana getirir. Sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü bir kişinin, yine kural olarak sözleşmenin ifasını talebe yetkisi yoktur. Türk Medeni Kanununun 716.maddesi uyarınca da mahkemeden mülkiyeti hükmen geçirilmesini isteyebilecek kişi, kişisel hak sahibi kimse odur.
Mahkemenin bu saptamaları gözeterek, mülkiyetin geçirilmesine yönelik istemi reddetmiş olması yasaya uygundur. Ancak;
Asıl davada, mülkiyet aktarımı dışında davalıya elden yapılan ödemelerin ve 11.12.2003 tarihli sözleşmede yazılan minare, taş, malzeme ve işçilik bedellerinin güncelleştirilmiş değerinin tahsili de talep edilmiştir. Gerçekten davacı, Kadıköy 2.İcra Müdürlüğünün 2006/6506 sayılı dava dosyasında davalı aleyhine 87.100.00 TL asıl alacak ve işlemiş faizinin tahsili için icra takibi yapmış, davalı bu takibe itiraz etmiş, davacının Kadıköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/67 esasında kayıtlı olarak açtığı itirazın iptali davasında mahkemece, takip yetkisiz icra dairesinde yapıldığından dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş, daha sonra da Ümraniye 3.Asliye Hukuk Mahkemesince dava dosyasının, eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Davacının, asıl davada ikinci kademede istek konusu yaptığı 11.500,00 TL için de takip bulunmamaktadır.
Bir davada derdestlikten söz edebilmek için, dava konusunun taraflarının ve dava sebebinin aynı olması gerekir. Eldeki davada, taraflar ve dava konusu aynı ise de dayanılan hukuki sebepler ile doğuracağı hukuki sonuçlar birbirinden farklıdır. Kısaca belirtmek gerekirse, orta yerde yapılmış bir icra
takibi bulunmadığından, davacı takip konusu yaptığı miktarı alacak davası şeklinde isteyebilir. Orta yerde derdest bir dava ile yöntemince yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, mahkemece asıl davadaki ikinci kademedeki isteklerin incelenerek, çekişmenin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, ikinci kademedeki istemlerin derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar, bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.