Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/5385 E. 2022/3010 K. 29.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5385
KARAR NO : 2022/3010
KARAR TARİHİ : 29.03.2022

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı ve Katılma alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 29.03.2022 günü duruşmalı temyiz eden davalı … vekili Av. … geldi. Karşı taraf davacı … ile vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Öncelikle, dava dilekçesinde davacının alacak talebinin hangi kalem için ne kadar olduğu açıklanmamıştır. Mahkemece, davacının talepleri açık olmadığı halde açıklatma da yaptırılmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, 6100 Sayılı HMK’nin 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya, dava dilekçesi ve 24.04.2019 tarihli talep miktarını artırma dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerinin her biri yönünden talep ettiği alacak miktarının ayrı ayrı açıklattırılması gerekir.
Diğer yandan, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK mad. 26). Ayrıca, 6100 Sayılı HMK’nın 297/2 maddesine göre, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda, dava dilekçesinde altı adet taşınmaz ve bir adet araç nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi talep edildiği halde, mahkemece sadece taşınmazlar nedeniyle karar verildiği, araç nedeniyle olumlu olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, davacının araç talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.29.03.2022 (Salı)