YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1547
KARAR NO : 2011/4346
KARAR TARİHİ : 04.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.12.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mülkiyeti dava dışı … Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olan 845 ada 19, 25 ve 31 parsel sayılı taşınmazların kira sözleşmesi ile kullanımında olduğunu, davalının 19 parsel sayılı taşınmazın 30-35 metrekarelik kısmına bina ve eklenti yaparak tecavüz ettiğini belirterek müdahelesinin önlenmesi ve haksız kullanım karşılığı olarak şimdilik 30.000,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu yer için belediyeye ecrimisil ödediklerini, davacının mülk sahibi olmadığından tazminat isteyemeyeceğini, davanın belediyeye yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece elatmanın önlenmesi davasının taşınmazın maliki tarafından açılabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiş, karar Dairemizin 19.11.2009 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılan nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, çekişme konusu ve bilirkişinin krokide (A) ile işaretlediği taşınmaz bölümüne davalının elatmasının önlenmesine, 29.512,71 TL olarak saptanan ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Belirtildiği üzere dava; kira sözleşmesine dayalı olarak açılan, kiralanana elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, 19, 25 ve 31 sayılı parselleri dava dışı … Büyükşehir Belediye Başkanlığından kiralamıştır. Davada, kiracı sıfatına ve yapılan kiralama işlemine dayanılmaktadır. Yerinde yapılan keşifte, dava konusu taşınmazın bilirkişi krokisinde kırmızı renkle gösterilen ve (A) ile işaretlenen bölümünde davalı 20 sayılı parselin malikine ait taşkın yapı bulunduğu saptanmıştır. Dolayısıyla, kiralananın bu kısmı davacı olan kiracıya teslim edilmemiş, kiracı çekişmeli bölüme fer’i zilyet olmamıştır. Kiralanan, kiracıya teslim edilmiş ise (kiracı fer’i zilyet durumuna girmişse) kira sözleşmesine dayanarak kiralanana tecavüz eden üçüncü kişiye karşı elatmanın önlenmesini (TMK. m.974, 981, 984) isteyebilir ise de, fer’i zilyet olmadığı anlaşılan davacı sırf kira sözleşmesi sebebiyle tecavüz eden üçüncü kişiye karşı elatmanın önlenmesi davası açamaz.
Mahkemece, yapılan bu saptama gözetilerek davanın reddi gerekirken, istemin hüküm altına alınması doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Kabule göre de; davacı 845 ada 19, 25 ve 31 sayılı parsellerin kira sözleşmesine dayanmış ise de, bu sözleşmeler yerinde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, (A) harfli bölümün kira sözleşmeleri kapsamında kalıp kalmadığı uygulamayla saptanmamıştır. Bu yönün inceleme dışı bırakılması da yerinde değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.