YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1194
KARAR NO : 2011/9065
KARAR TARİHİ : 09.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisinden kendisine intikal eden ¼ oranındaki bağımsız bölüm hissesinin satışı için davalıyı 20.4.2009 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiğini, davalının vekaletnameye istinaden taşınmaz hissesini 7.500TL bedelle dava dışı …’na sattığını, taşınmaz hissesinin rayiç değerinin satış tarihi itibariyle 80.000TL olup, davalı vekilin kendisine hiçbir ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 20.000TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, Av…’in bürosunda sekreter olarak çalıştığını, davacının da aynı avukatın müvekkili olduğunu, davalıyı bu nedenle tanıdığını, satış bedelini davacının bilgisi dahilinde Av…’in banka hesabına yatırdığını, husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının davacıya vekaleten sattığı taşınmaz hissesinin satış tarihi itibariyle piyasa satış değerinin toplam 80.000TL olduğu, davacının maliki olduğu ¼ hissenin gerçek değerinin 20.000TL olduğu, davalının davacıya hiçbir ödeme yapmadığı, Av… ile davacı arasındaki borç ilişkisinin davalının satış bedelini davacıya verme yükümlülüğüne bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıyı taşınmaz satışı hususunda vekil tayin ettiğini, vekili davalının kendisine ait taşınmaz hissesini düşük bedelle dava dışı …’na sattığını, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değerinin 80.000TL olduğunu, davalı vekilin kendisine hiçbir ödeme yapmadığını ileri sürerek, dava konusu ¼ oranındaki taşınmaz hissesinin satış tarihindeki rayiç değeri olan 20.000TL’nin davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının bilgisi dahilinde satış bedelini avukatının hesabına yatırdığını savunmuştur. Mahkemece, davalının vekaleten davacıya ait taşınmaz hissesini sattığı halde davacıya hiçbir ödeme yapmadığı, Av… ile davacı arasındaki borç ilişkisinin davalının satış bedelini davacıya verme yükümlülüğüne bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının taşınmaz satışı hususunda davalıya 20.4.2009 tarihli vekaletname verdiği, davalının bu vekaletnameye istinaden davacıya ait taşınmaz hissesini aynı tarihte dava dışı …’na sattığı dosya kapsamından anlaşıldığı gibi bu hususlar tarafların da kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, satış bedelinin davalı vekil tarafından davacı vekil edene ödenip ödenmediği noktasındadır. Davacı, davalının kendisine hiçbir ödeme yapmadığını öne sürmüş, davalı ise, satış bedelini davacının bilgisi dahilinde dava dışı avukatının hesabına yatırdığını savunmuş ve buna ilişkin banka dekontu ibraz etmiştir. Davalı, davacının bilgi ve rızası dahilinde dava dışı üçüncü şahsa ödeme yaptığını ispatla mükelleftir. Davalı, bu savunmasını dosya kapsamında yasal delillerle ispatlayamamıştır. Ne var ki, davalı cevap dilekçesinde “her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Öyle olunca, mahkemece davalı tarafa, savunması doğrultusunda davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 297.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.