YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1509
KARAR NO : 2011/16593
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … vekili avukat … ile … vekili avukat … geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl dava ve birleşen 2006/214 esas sayılı davada, davalılardan … İnşaat ve Ticaret Ltd.Şti’nin şirket müdürü ve en büyük hissedarı olan davalı …’den, Kumluca İlçesinde 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan villayı 248.900 DM’ye satın aldığını, diğer davalılar şirketin tercümanı olan … ve yine şirketin muhasebecisi olan davalı … ile, taşınmazın tapusunun davalılardan … üzerine geçirilmesi, bilahare hukuki engeller kalktıktan sonra kendisine devredilmesi konusunda anlaştıklarını, 2.06.1997 tarihli harici gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin imzalandığını, davalılardan …’a da 11.06.1997 tarihli vekaletnamenin verildiğini, ancak daha sonra her iki davalının el ve işbirliği ile söz konusu taşınmazın 28.07.1997 tarihli gayrimenkul satiş vaadi Sözleşmesiyle davalı …’a satıldığını, adı geçen davalının da, dava açmak suretiyle taşınmazı adına tescil ettirdiğini, kendisinin açmış olduğu tapu iptal tescil davasının ise 2011/1509-16593
Reddedildiğini, bu arada taşınmazın tapusunun, davalı … tarafından diğer davalı …’ye muvazaalı şekilde devredildiğini, bu şekilde hulus ve saffetinden faydalanılarak dolandırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, uğramış olduğu zarar nedeniyle şimdilik 100.000.000.000 TL’nin 14.11.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, aynı nedenlerle açmış olduğu birleşen 2006/214 esas sayılı davada da, 170.000,00 TL muhtesat bedelinin 28/09/2004 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiş, davalılardan … ise açmış olduğu ve … bu dava ile birleşen davasında, dava konusu taşınmazı 30/10/2003 tarihinde satın aldığını, satın alındıktan sonra 18/11/2003 tarihinde davalıya (birleşen davanın davacısı) göndermiş olduğu ihtarname ile söz konusu yerin tahliyesini istediğini, ancak haksız işgale son verilmediği gibi ecrimisil bedelinin de ödenmediğini, davalının dava konusu yeri haksız ve kötüniyetli olarak işgal ettiğini belirterek, 15.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 2004/421 E. sayılı asıl ve 2006/214 E. sayılı birleşen davaların kısmen kabulüne, 100.000,00 TL tazminatın 28/09/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 85.930,00 TL tazminatın ise birleşen dava tarihi olan 26/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalılar …, … ve … İnş. Ve Tic. Ltd Şti’ne karşı açılan davaların reddine, … tarafından açılan birleşen davada, davalı …’in, lehine takdir edilen 185.930,00 TL, kendisine ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmak suretiyle, … İli, Kumluca İlçesinde bulunan söz konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 388/son maddesi gereğince, mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389 maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Temyize konu 2011/1509-16593
Davada, kararın hüküm kısmında, … tarafından açılan birleşen dava yönünden ecrimisil talebinin reddine karar verilmişse de, kararın “gerekçe” kısmında ise, “……iyi niyetli zilyet olması sebebiyle ve taraflar arasındaki ilişkiye dayanarak taşınmazdan istifade ettiğinden ecrimisille sorumlu tutulmasının gerektiği anlaşıldığından” şeklinde gerekçe yazılmış olmakla, hükümle gerekçe arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK.nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince kararın hüküm fıkrası ile gerekçesinin farklı ve çelişkili olması, mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durumda, gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gereklidir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.