YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8393
KARAR NO : 2011/10450
KARAR TARİHİ : 14.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.2010 gününde verilen dilekçe ile yola elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine dair verilen 14.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 350 parsel sayılı taşınmazın maliki davalının taşkın bina yapmak suretiyle kadastrol yola elattığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve taşkın kısmın yıkılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava açma hakkının belediyeye ait olduğu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 715 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince yollar kamunun yararlanmasına tahsis edilen orta malı niteliğindeki taşınmazlardır. Yollardan yararlanma … kamuya ait olduğundan, davanın ilgili Köy ve Belediye Tüzel kişiliği tarafından açılması olanaklı bulunduğu gibi, kullanma … bulunan gerçek ve tüzel kişiler tarafından da açılabilir.
Somut olayda, davalının yapmış olduğu binanın kadastrol yolun 29.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda (A) ile işaretli 24 metrekarelik kesimine tecavüzlü olduğu saptandığından yukarıda açıklandığı gibi davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek binanın tecavüzlü kesimin yıkılmasına
karar verilmek suretiyle elatmanın önlenmesine ilişkin istemin hüküm altına alınması gerekirken davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek haline peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 14.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.