Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15504 E. 2011/3939 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15504
KARAR NO : 2011/3939
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı ve dava dışı kardeşinin ortak firmaları ile yine dava dışı … ile birlikte üçüncü kişilere ortak olarak boya işi yaptıklarını, üçüncü kişilerle davalının firması olan … Yapı’nın … sözleşmesi yapmış olması nedeniyle hak edişlerin de davalı tarafından alınarak paylaştırıldığını, ancak son dönemde davalının üçüncü kişilerden hak edişleri aldığı halde, kendisine düşen payı ödemediğini, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile kısa bir süre ortak … yaptıklarını, harcamaların tarafından karşılandığını, yapılan masraflar çıkarıldıktan sonra kalan miktarın dört ortak arasında paylaştırıldığını, davacının herhangi bir alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının alacağı konusunda herhangi bir delil sunmadığı, yemin teklif hakkını da kullanmadığı belirtilerek, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, … ortaklığı sözleşmesinden kaynaklanan kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, … ortaklığı konusundaki akdi ilişki davalı tarafından da kabul edilmekle birlikte, kar payının ortaklar arasında paylaştırılmış olduğu, bu nedenle davacının herhangi bir alacağının kalmadığı savunulmuştur. Davalı, ortaklık ilişkisini kabul ettiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde Borçlar Kanununun 520 2010/15504-2011/3939
ve devamı maddelerindeki hükümler dikkate alınmalıdır. Aynı Kanunun 530. maddesine göre yönetici ortak, diğer ortaklara hesap vermekle yükümlü olup, davalı, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinde yönetici ortak olduğundan, davacıya karşı hesap vermekle yükümlüdür. Davalı savunmasında, ortaklığın yapmış olduğu işten, masraflar çıkarıldıktan sonra kalan karın ortaklar arasında paylaşıldığını savunduğuna göre, mahkemece öncelikle yönetici ortak olan davalıdan, ortaklığın gelir ve giderleri ile kar paylaşımı konularında hesap listesi istenilmeli, diğer işletmelerin benzeri işlerle ilgili gelir ve giderleri de gözöünde tutulmak suretiyle, ortaklık konusu işlerin niteliğine göre, yapılması gereken harcama ve maliyet bedelleri ile, elde edilebilecek gelir miktarı konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak, ortaklık konusu işlerden elde edilebilecek net gelir miktarına göre davacıya ödenmesi gereken kar payı karşılığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Öte yandan, dava konusu … ortaklığının, davacı ve davalıdan başka, dava dışı Ünal Nar ve Süleyman Köse ile birlikte dört ortak tarafından gerçekleştirildiği tarafların beyanlarından anlaşılmakta olup, adi ortakların tümünü ilgilendiren böyle bir davada, dava dışı diğer iki ortağın davada taraf olarak yer almadan uyuşmazlığın çözümlenmesi de mümkün değildir. (Bkz.13.H.D. 15.12.1983 tarih, 1983/7910-8956 sayılı kararı) Bu nedenle eldeki davanın, dava dışı diğer iki ortağa da yöneltilmesi zorunlu olduğundan, öncelikle dava dışı ortaklar Ünal Nar ve Süleyman Köse’nin, yöntemine uygun olarak davaya dahil edilmeleri sağlanıp, az yukarda belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın ispat edilemediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.